Tema 12 Dijital çağda öğretimin kalitesini sağlamak

12.12. Ders tasarımında sağlam temel oluşturma

OEBPS/images/image0166.jpg

Şekil 12.12 Kaliteli öğretim için güçlü bir temel oluşturma
Görsel: © Wikipedia Commons

Bu adımları vurgulamamdaki temel nokta, öğretimin ana prensiplerinin doğru bir şekilde algılanmasını sağlamaktır. Bu dokuz adım, iki prensip üzerine temellenmiştir:

  • hem sınıf içinde hem çevrim içi ortamlarda test edilen öğrenme kuramlarından çıkan etkin stratejiler;
  • hem sınıf içinde hem çevrim içi ortamlarda gerçekleşen başarılı öğretim deneyimleri (iyi uygulamalar).

Bu bölümde heyecan verici yeni teknolojik araçlardan, KAÇD’lerden, Khan Akademi’den, MIT’nin edX’inden, mobil öğrenmeden, yapay zekâdan ve birçok diğer yeni gelişmeden hiç bahsetmediğimizin farkına varmışsınızdır. Önemli bir potansiyele sahip olan bu araçlar ve programlar, diğer bölümlerde ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Bununla birlikte hangi devrim niteliğindeki araçların veya öğretim yaklaşımlarının kullanıldığı önemli değil insanların nasıl öğrendiğine dair bildiklerimiz zamanla çok fazla değişmiyor ve öğrenmenin bir süreç olduğunu biliyoruz. Bu süreci etkileyen faktörleri görmezden gelerek kendimizi tehlikeye atıyoruz.

Bu bölümün bir ikincil amacı da öğretim tasarımcıları, web tasarımcıları ve medya üretim uzmanları gibi diğer profesyonel kişilerle ve elbette tercihen diğer çevrim içi öğretmenlerle/ öğretim elemanlarıyla çalışmanızı teşvik etmektir.

Temel olarak eğitim yönetimi sistemlerini kullanmaya odaklandım çünkü bunlar çoğu kurumda kullanılıyor ve ÖYS’ler, aktarım modu ne olursa olsun, temel eğitim ve öğrenim süreçlerinin, yönetilebildiği kapsamlı bir “çerçeve” sağlar. Örneğin yalnızca ders anlatım videolarını bu dokuz adım içinde bütünleştirmekte gerçekten güçlük çekebilirim çünkü o uygulamanın gerektirdiği pedagoji dijital çağın gerektirdiği becerilerin geliştirilmesi için uygun değil.

Dokuz adımın temel prensiplerini anlarsanız, bu adımları yeni araçların kullanımı ve yeni ders veya programların tasarımına rahatlıkla uygulayabilirsiniz. Eğer uygulayamıyorsanız, anlamı şudur: Dijital çağda öğrenmeyi destekleyen kilit süreçlere uyarlanamayan bu araçlar, eğitim alanında gelip geçici bir heves niteliği taşımaktadır. Örneğin KAÇD’ler yüzbinlerce öğrenciye ulaşabilirler; ancak eğitmenle uygun bir iletişim ortamı sağlanamazsa veya eğitmenin ‘çevrim içi bulunuşluğu’ yoksa, daha deneyimli diğer öğrencilerden destek görmedikleri takdirde öğrenciler programa olan ilgilerini kaybedecek ve programı tamamlayamayacaktır; ki şu anki durum, tam da budur. Elbette ki etkin bir öğrenmenin gerçekleşebilmesi için bu desteğin iyi bir şekilde yapılandırılmış olması gerekir.

Önerdiğim yaklaşım oldukça muhazar bulabilirsiziniz, bazılarınız doğrudan mobil öğrenme, bloglar, wikiler, vb. sosyal medya araçlarının kullanımına dayanan ve benim ikinci nesil esnek öğrenme olarak adlandırdığım aşamaya geçmek isteyebilirsiniz. İlgi çekici sonsuz olasılıklar sunan bu araçlar, incelemeye ve araştırmaya değer niteliktedir. Bununla birlikte bir öğrenme yönetim sistemi kullanılsın veya kullanılmasın, sonunda yeterliliklere ulaşmamızı sağlayan bir öğrenme deneyimi için öğrenciler:

  • iyi tanımlanmış öğrenme hedeflerine;
  • iyi yapılandırılmış bir öğretim programına dayalı çalışma takvimine;
  • öğrenme koşulları için uygun, yönetilebilir iş yüküne;
  • öğretmenle düzenli iletişim kurmaya;
  • diğer öğrencilerin bilgi ve deneyimlerine katkı sağlayan ve bunlardan faydalanan sosyal bir ortama;
  • beceri sahibi, nitelikli bir öğretmene veya öğretim elemanına;
  • karşılıklı destek sağlayan ve birbirlerini güdüleyen diğer öğrencilere ihtiyaç duyarlar.

Bu ölçütlerin nasıl karşılanacağına dair birçok farklı yol ve araç bulunmaktadır.

Önemli Noktalar

1. Bu kitabın amaçları doğrultusunda, kalite şöyle tanımlanmaktadır: öğrencilerin dijital çağda ihtiyaç duyacakları bilgi ve becerileri geliştirmelerine başarıyla yardımcı olacak öğretim yöntemleri.

2. Resmî ulusal ve uluslararası kalite güvence süreçleri, kaliteli öğretimi ve kaliteli öğrenmeyi garanti etmez. Geçmişteki ‘en iyi’ uygulamalara ve gerçek öğretim sürecinden önceki aşamalara odaklanan prosedürler, öğrenmenin duygusal, duyuşsal ve kişisel boyutunu gözardı eder. Dijital çağdaki öğrencilerin ihtiyaçlarına da özel bir ilgi göstermez.

3. Yeni teknolojiler ve dijital çağın öğrencilerinin gereksinimleri, geleneksel kampüs tabanlı eğitimi özellikle de bilginin aktarımı noktasında tekrar düşünmemizi gerektirir. Bu, nasıl öğrettiğimizi ve dijital çağda gerçekte nasıl öğretmek istediğimizi yeniden değerlendirmek anlamına gelmektedir. Bunun için teknik uzmanlıktan ziyade hayal gücüne ve vizyona ihtiyacımız vardır.

4. En uygun ders verme biçimine, sahip olunan öğretim felsefesi, öğrencilerin ihtiyaçları, konu alanının gerektirdikleri ve mevcut kaynaklara göre karar verilmelidir.

5. Bir ekiple çalışmak önemli ve faydalıdır. Tamamen çevrim içi ve harmanlanmış öğrenmede, çoğu öğretmenin veya öğretim elemanının sahip olmayabileceği birçok beceri saklıdır. İyi bir ders tasarımı yalnızca öğrencilerin daha iyi öğrenmelerini sağlamaz, aynı zamanda öğretmenin veya öğretim elemanının iş yükünü de yönetilebilir hâle getirir. İyi bir grafik tasarımı ve profesyonel video prodüksiyonları derslerin daha iyi ve etkili görünmelerini sağlar. Bu anlamda teknik uzman desteğinin alınması öğretmenlerin öğrencilerinden geliştirmelerini bekledikleri bilgi ve becerilere yoğunlaşmalarını sağlar.

6. Kurumun desteklediği öğrenme teknolojileri, açık eğitim kaynakları, öğretim teknolojileri destek personeli ve akran deneyimi de dâhil olmak üzere kurumun sahip olduğu mevcut kaynakların son damlasına kadar kullanılması gerekir.

7. Öğretmenler ve öğretim elemanları, kullanacakları teknolojiyi iyi bilmelidirler. Böylece, bu teknolojilerin öğretim amaçlı kullanımlarındaki güçlü ve zayıf yönleri konusunda da bilgili olacaklardır.

8. Dijital çağın öğrencilerine uygun öğrenme hedeflerinin tespit edilmesi gerekmektedir. Öğrencilerin ihtiyaç duydukları beceriler konu alanının içerisine gömülmeli ve ölçme-değerlendirmenin bir parçası olmalıdır.

9. Hem öğrenciler hem de öğretmenin iş yükü açısından yönetilebilir, tutarlı, açık ve anlaşılır bir ders yapısı ve öğrenme etkinlikleri ortaya konmalıdır.

10. Özellikle de öğrencilerin kısmen veya tamamen çevrim içi çalıştığı programlarda, düzenli ve sürekli öğretmen buradalığı öğrenci başarısı için vazgeçilmezdir. Bunun anlamı, öğrenci ve öğretmen veya öğretim elemanı arasında etkin bir iletişim olması gerektiğidir. Öğrenciler arasındaki iletişimin desteklenmesi de, ister yüz yüze ister çevrim içi, aynı düzeyde önemlidir.

11. Dijital çağda ihtiyaç duyulan bilgi ve becerileri geliştirmeyi amaçlayan yeniden tasarlanmış derslerin yeni öğrenme hedeflerine ne ölçüde ulaştığı dikkatle değerlendirilmeli ve dersin nasıl geliştirilebileceği belirlenmelidir.

 

License

Icon for the Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License

Dijital Çağda Öğretim 2. Baskı by © 2019 Anthony William (Tony) Bates adına lisanslıdır is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License, except where otherwise noted.

Share This Book