Tema 2: Bilginin doğası ve öğretime yansımaları

2.6 Bağlantıcılık

Şekil 2.6.1 Stephen Downes, George Siemens Görsel: Vikipedi

2.6.1 Bağlantıcılık nedir?

Son yıllarda ortaya çıkan diğer bir epistemolojik duruş, özellikle de dijital toplum ile ilişkili olan bağlantıcılıktır. Bugün hâlen daha geliştirilmekte ve işlenmekte olan bağlantıcılık, birçok eleştiri ve tartışmanın odak noktası durumundadır.

Bağlantıcılıkta, bir ağı oluşturan düğümler arasındaki toplu bağlantılar sayesinde yeni bilgi formları ortaya çıkar. Siemens’e (2005) göre bilgi bireysel katılımcı düzeyinin çok ötesinde yaratılır ve sürekli değişir, dönüşür. Ağlarda yer alan bilgiler herhangi bir formal örgüt tarafından yaratılmaz veya kontrol edilmez. Yine de örgütlerin, sürekli enformasyon akışının olduğu bu dünyaya ‘bağlanmaları’ ve bundan bir anlam çıkarmaları beklenir. Bağlantıcılıkta bilgi, kaotik ve dönüşüm içinde olan bir olgudur; bunun nedeni düğümlerin durmaksızın hareketi ve birbirine bağlı olan sayısız ağ arasında devam eden sürekli enformasyon akışıdır.

Bağlantıcılığın önemi, savunucularının internetin bilginin temel doğasını değiştirdiğini iddia etmeleridir. Siemens’in kelimeleriyle, `boru, içinde taşıdığından daha önemlidir’. Downes (2007) yapılandırmacılık ile bağlantıcılık arasında kesin bir ayrım yapar:

Bağlantıcılıkta, “anlam inşa etme” gibi bir söylem birşey ifade etmez. Bağlantılar bir ilişkilendirme süreci neticesinde doğal olarak ortaya çıkar ve önceden planlanmış bir eylem sayesinde `yapılandırılmaz’. … Dolayısıyla bağlantıcılıkta bilginin transferi, bilginin oluşturulması veya bilginin inşa edilmesi gibi kavramlar yoktur. Bunun yerine, öğrenme amacıyla gerçekleştirdiğimiz etkinlikler, belli (bağlantılı) yöntemlerle kendimizi ve içinde yaşadığımız toplumu geliştirme çabalarıdır.

OEBPS/images/image0022.png 

Şekil 2.6.3: Bağlantıcılık haritası Görsel: © pkab.wordpress.com. Daha büyük bir görüntü için tıklayın ve sürükleyin.

2.6.2 Bağlantıcılık ve öğrenme

Siemens’e göre (2005), bireyin ötesinde var olan bilgiyi, bağlantılar ve enformasyonun akış yönü ortaya çıkarır. Öğrenme, belirli bir enformasyon akışına erişme, ondan faydalanma ve önemli akışları izleme yetisine dönüşür. Siemens şunu savunur:

Bağlantıcılık, toplumda tektonik dönüşümler olduğunu kabul eden bir öğrenme modeli ortaya koyar. Böyle bir toplumda öğrenme, içsel ve bireysel bir etkinlik değildir artık… Eyleme geçirilebilir bilgi olarak tanımlanan öğrenme, bir veri tabanı ya da kurum içinde olabilir.’

Siemens (2005) bağlantıcılığın ilkelerini şöyle tanımlar:

  • Öğrenme ve bilgi, fikir farklılıkları içinde var olur.

  • Öğrenme, belli düğümleri veya enformasyon kaynaklarını bağlama sürecidir.

  • Öğrenme, insan olmayan aygıtlarda da bulunabilir.

  • Daha çok bilme kapasitesi, an itibariyle neyin bilindiğinden daha önemlidir

  • Sürekli öğrenmeyi kolaylaştırmak için bağlantıların beslenmesi, geliştirilmesi ve devamının sağlanması gerekir.

  • Alanlar, fikirler ve kavramlar arasındaki bağlantıları görebilme yetisi, temel bir beceridir.

  • Güncellik ve geçerlik, yani bilginin güncel ve doğru olması, tüm bağlantıcı öğrenme etkinliklerinin merkezinde yer alır.

  • Karar verme, kendi içinde bir öğrenme sürecidir. Neyin öğrenileceğinin seçilmesi ve gelen enformasyonun anlamı, dönüşüm içindeki bir gerçeğin objektifinden değerlendirilir. Bugün elimizde doğru bir cevap olsa da bulduğumuz bu cevap, kararı etkileyen enformasyon iklimindeki değişikliklere bağlı olarak ertesi gün yanlış olabilir.

Downes’a (2007) göre:

bağlantıcılığın kalbinde, bilginin bir bağlantılar ağı üzerinde dağıtıldığı tezi yatar; buna göre öğrenme, bu ağları yapılandırma ve ağların tam içinden geçebilme yeteneğinden oluşur…

(a) çeşitlilik, otonomi, açıklık ve bağlantısallık olarak nitelendirdiğim özellikler üzerinden ‘başarılı’ ağları betimlemeye ve

(b) öğretmen tarafında modelleme ve gösterim, öğrenci tarafında ise uygulama ve yansıtma olarak nitelendirdiğim, hem bireyin kendisi hem de toplum içinde böyle ağların oluşmasına yol açan uygulamaları tanımlamaya çalışan bir pedagojinin varlığına işaret eder.

2.6.3 Bağlantıcılığın öğrenme ve öğretme sürecine uygulanması

Siemens, Downes ve Cormier, öğrenmeye bağlantıcı yaklaşımı kısmen açıklamak kısmen de modellemek için Bağlantıcılık ve Bağlantılı Bilgi 2011 adlı ilk kitlesel açık çevrim içi dersi (KAÇD) oluşturdular.

Siemens ve Downes gibi bağlantıcıların öğretmenlerin veya eğitmenlerin rolüne bakışı biraz belirsizdir; çünkü bağlantıcılığın odak noktası, katılımcıların birey olarak kendileri, ağlar, bilgi akışı ve bunun sonucunda ortaya çıkan yeni bilgi biçimleridir. Bir öğretmenin asıl görevinin, öğrencileri bir araya getiren ilk öğrenme ortamını yaratmak ve `başarılı’ ağlara bağlanmalarını sağlayacak kendi kişisel öğrenme ortamlarını inşa etmelerinde öğrencilere yardım etmek olduğu düşünülmektedir. Bu bağlamda, enformasyon akışına maruz kalmak ve bireyin bu enformasyonun anlamına kendi görüşünü yansıtması sayesinde, öğrenmenin kendiliğinden meydana geleceği varsayılmaktadır. Özellikle bu tür öğrenimleri desteklemek için resmî kurumlara gerek yoktur çünkü bu tür öğrenimler çoğu zaman tüm katılımcıların kolayca erişebileceği sosyal medyaya bağlıdır.

Bağlantıcılığın öğrenme ve öğretmeye yaklaşımı ile ilgili sayısız eleştiri bulunmaktadır (bk. Tema 5, Bölüm 4). Uygulamalar ilerledikçe, çok sayıda katılımcının iş birliğine dayalı çalışmasına ve değerlendirilmesine ilişkin yeni araçlar geliştirildikçe ve alanda yeni deneyimler elde edildikçe, bu eleştirilerin bir kısmının üstesinden gelmek mümkün olacaktır. Bundan çok daha önemlisi bağlantıcılık, internetin ve yeni iletişim teknolojileri patlamasının öğrenme üzerindeki etkilerini yeniden ve radikal bir biçimde incelemeye teşebbüs eden ilk kuramsal girişimdir.

Kaynakça ve ek okumalar

AlDahdouh, A., et al. (2015) Understanding knowledge network, learning and connectivismInternational Journal of Instructional Technology and Distance Learning, Vol. 12, No.10

Downes, S. (2007) What connectivism is Half An Hour, February 3

Downes, S. (2014) The MOOC of One, Stephen’s Web, March 10

Siemens, G. (2005) Connectivism: a theory for the digital age International Journal of Instructional Technology and Distance Learning, Vol. 2, No. 1.

Etkinlik 2.6 Bağlantıcılığın sınırlı yönleri nelerdir?

1. Sizce hangi bilgi alanları en iyi bağlantıcı yaklaşımla ‘öğretilir’ veya ‘öğrenilir’?

2. Sizce hangi bilgi alanlarının bağlantıcı yaklaşım kullanılarak öğretilmesi uygun olmaz?

3. Neden böyle düşünüyorsunuz?

KAÇD’lerle ilgili 6. temayı okuduktan sonra cevaplarınızı tekrar gözden geçirmek isteyebilirsiniz. Aksi takdirde, bu etkinlik hakkında geri bildirim verilmez.

 

License

Icon for the Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License

Dijital Çağda Öğretim 2. Baskı by © 2019 Anthony William (Tony) Bates adına lisanslıdır is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License, except where otherwise noted.

Share This Book