Tema 4 Çevrim içi öğrenme ortamlarında öğretim yöntemleri

4.2 Şişe yeni ama içindeki eski: sınıf tipi çevrim içi öğrenme

OEBPS/images/image0042.jpg

Şekil 4.2.1 Konferansın canlı video akışı Görsel: Planet eStream, 2019

Konuya, tasarım ilkelerinde yapılan küçük değişikliklerle teknolojik hâle getirilen sınıf-içi öğretim yöntemleriyle başlıyoruz. Bu kısımda, bu tür uygulamaların eski bir şarabı yeni şişe içinde sunmaktan bir farkı olmadığını iddia edeceğim.

4.2.1 Akışkan videolar

Bu, temel olarak uzaktaki öğrencilere verilen bir sınıf dersidir (derste hazır bulunmakta olan öğrenciler de olabilir). Uzaktaki öğrenciler kendi başlarına evde, işte ya da yolda hareket hâlindeyken veya (daha sık olarak) küçük gruplar hâlinde başka bir kampüste ya da yerel öğrenme merkezinde izliyor olabilirler. Tasarımda herhangi bir değişiklik yoktur ancak eğitmenin, sorular veya tartışmalar olursa uzaktaki öğrencilerin göz ardı edilmemesi gerektiğinden emin olması gerekebilir. Örnek için buraya bakınız.

Bu genellikle eğitmenlerin çevrim içi öğrenmeye attığı ilk adımdır çünkü ekipmanı nasıl kuracaklarını ve açacaklarını öğrenmek dışında başka bir şey yapmaları gerekmez. Teknoloji daha ucuz oldukça ve kullanımı kolaylaştıkça canlı yayınlanmış derslerin kullanımı Kanada’da 2016 ile 2017 yılları arasında ikiye katlandı (Bates vd., 2018).

Bazı eğitmenler tartışma sağlamak için tüm öğrencilerin canlı konferans sırasında hazır bulunmalarını ister ancak çevrim içi olma amacı öğrencilerin esnekliğini artırmaksa bu durum tam tersine dönebilir. Bu, bir öğrenme yönetim sisteminde çevrim içi bir asenkron tartışma forumu kullanarak giderilebilir (bunun hakkında daha fazla bilgi için bkz. Bölüm 4.4). Yine de çoğu durumda, öğretim üyeleri canlı yayını kaydetmeyi tercih eder böylece tüm öğrenciler derse istedikleri zaman erişebilirler (sonraki bölüme bakınız).

4.2.2 Derslerin kayıt altına alınması

Sınıfta verilen bir dersi otomatik olarak video kaydına almaktan ibaret olan bu teknoloji, derslere düzenli olarak devam eden öğrencilerin dersi tekrar edebilmelerini sağlayarak sınıf modelinin etkin kullanılabilirliğine katkı vermek amacıyla tasarlanmıştır.

OEBPS/images/image0043.jpg

Şekil 4.2.2 MIT’ler aracılığıyla kaydedilen ve sunulan bir MIT sınıf dersi Açık Ders Malzemeleri . Dersi görmek için görselin üzerine tıklayın.

Dersten önce kaydedilen ders anlatımlarının öğrenciler tarafından izlendiği ve daha sonra ders saati içinde anlatımların üzerine sınıf tartışmalarının yürütüldüğü ters-yüz sınıflar, bu potansiyelin tam olarak kullanılmasına yönelik iyi bir örnektir. Telafi dersinin temel avantajı, özellikle öğrenciler gelmek için uzun bir yol gidip geliyorlarsa ya da sert hava koşulları varsa erişimin arttırılmasıdır. Bazı durumlarda, öğrenci terkini önemli ölçüde azaltabilir. Örnek için buraya bakınız.

Ders kayıtlarının en büyük etkilerinden biri, Coursera, Udacity ve edX tarafından sunulanlar gibi “yapısalcı” büyük açık çevrim içi dersler (gKAÇD’ler) olmuştur. Bununla birlikte bu tür KAÇD’ler bile gerçekten temel bir sınıf tasarım modelidir.(KAÇD’ler Tema 5’de daha ayrıntılı işlenecektir ). KAÇD’lerle sınıf modeli arasındaki en büyük fark, sınıfın okuldaki herkese (üniversitedeki çoğu ders anlatımları gibi) açık olması ancak KAÇD’lerin uzaktan sınırsız sayıda kişi tarafından erişilebilir olmasıdır. Bu nedenle, eğer bir kurum kayıtlı tüm derslerini açıkça erişilebilir bir sunucuya veya YouTube’a koymaya karar verdiyse, bunlar KAÇD’ ler olacaktır.. Bununla birlikte ister derse isterse de KAÇD’ye kayıtlı öğrencilere yönelik olsun, öğretimin tasarımı önemli derecede değişmemiştir. Bunun bir istisnası, KAÇD’ler üzerinde yapılan araştırmaların bulgularına dayanarak, ders kayıtlarının giderek daha küçük parçalar hâlinde yapılıyor olmasıdır (araştırma hakkında daha fazla bilgi için bkz.Tema 8.4).

4.2.2 Öğrenme yönetim sistemlerinin kullanıldığı dersler

Öğrenme yönetim sistemleri (ÖYS), öğrenci ve eğitmenlerin parola korumalı bir çevrim içi öğrenme ortamına bağlanıp çalışmalarına olanak sağlayan yazılımlardır. Blackboard, Desire2Learn ve Moodle gibi birçok öğrenme yönetim sistemi, aslında sınıf tasarım modelinin kopyalanmasında kullanılmaktadır. Haftalık birimler veya modüller vardır,eğitmen ders materyalini sınıftaki tüm öğrencilere aynı zamanda sunar, mevcudu yüksek olan sınıflar kendi içlerinde daha küçük kısımlara bölünebilir, (çevrim içi) tartışma olanağı vardır, öğrenciler ders materyalleri üzerinde yaklaşık olarak aynı zamanı harcar ve değerlendirme dersin sonunda uygulanan testler veya deneme yazıları yoluyla yapılır.

OEBPS/images/image0044.jpg

Şekil 4.2.3 British Columbia Üniversitesi Öğrenme Yönetim Sistemi’nin (Blackboard Connect) ekran görüntüsü

Tasarım açısından en temel farklılıklar; içeriğin sözlü değil metin tabanlı olması (her ne kadar öğrenme yönetim sistemlerinde video ve ses dosyaları giderek artan miktarda kullanılmaktaysa da), çevrim içi tartışmaların eş zamanlı değil daha çok farklı zamanlı (asenkron) olarak yapılması ve ders içeriğine internet bağlantısıyla istenilen yerden istenilen zamanda erişilebiliyor olmasıdır. Bunlar öğrenme yönetim sistemlerinin fiziksel sınıflardan önemli ölçüde farklılaştıkları noktalardır. Gerekli beceriye sahip öğretmen ve öğrenciler ÖYS’lerini farklı öğrenme ve öğretme ortamlarına uyarlayabilirler ancak ÖYS’nin temel çerçevesi sınıfınkiyle aynı kalacaktır.

Bununla birlikte ÖYS hâla internette sadece önceden kaydedilmiş videolar olarak dersler veren veya ne yazık ki birçok çevrim içi programda olduğu gibi Powerpoint ders notlarının pdf kopyalarını yükleyen çevrim içi tasarımlara göre ileri bir teknolojidir. Öğrenme yönetim sistemleri, aynı zamanda, geleneksel sınıf modelinden tasarım açısından çok daha esnek bir yapıya sahiptir. Bu özellik oldukça önemlidir çünkü çevrim içi tasarımların çevrim içi öğrencilerin özel gereksinimlerini dikkate alması ve sınıf modelinden farklı şekilde tasarlanması gerekir.

4.2.3 Sınıf tasarım modelinin çevrim içi öğrenme açısından sınırlılıkları

Şişe yeni de eski de olsa eski su aslında `iyi’ bir su olabilir. Önemli olan sınıf tasarım modelinin dijital çağın gereksinimlerini karşılayıp karşılamıyor olmasıdır. Eldeki sistemin içine teknolojiyi ‘ekleyivermek’ veya aynı tasarımı çevrim içi ortama taşımak, otomatik olarak değişen gereksinimlere cevap vermek anlamına gelmez.

Dolayısıyla yeni teknolojilerin eğitsel açıdan avantajlarını en iyi şekilde kullanan tasarımlara bakmamız gerekir. Tasarım teknolojinin sahip olduğu potansiyelin tamamını kullanacak şekilde değişmezse, elde edilecek sonuç `taklit edilen’ fiziksel sınıf modelinin bile çok altında olacaktır. Örnek vermek gerekirse, bir KAÇD kapsamında kullanılan ders kayıtları veya bilgisayar tabanlı çoktan seçmeli sınavlar gibi yeni teknolojiler daha fazla öğrencinin daha geniş bir içeriği öğrenmesine katkı sağlayacak olsa bile dijital çağın gerektirdiği üst basamak becerileri karşılamada yetersiz kalacaktır.

Teknolojiyi sınıf tasarımına ekleyivermenin bir tehlikesi de sonucu değiştirmeden hem teknoloji hem de öğretmenlerin harcadığı zaman anlamında maliyeti artırıyor olabileceğimizdir.

Karşı karşıya kaldığımız en önemli problem, çevrim içi öğrencilerin sınıftaki öğrencilerden farklı bir öğrenme ortamında olmaları ve öğretim tasarımının da bunu mutlaka dikkate alması gerektiğidir. Bu problem, kitabın kalanında enine boyuna tartışılacaktır.

Teknolojinin kendine ait potansiyeli bulunana kadar başlangıçta yalnızca eski tasarım modellerinin kopyası olarak kullanılması olgusu eğitim alanı için de geçerlidir. Ancak, dijital çağın tüm taleplerinin karşılanması ve yeni teknolojilerin tüm potansiyelinin eğitim niteliğini artırmak için kullanılması isteniyorsa, temel tasarım modelinin değişmesi gerekir.

Kaynakça

Bates, A. et al. (2018) Tracking Online and Distance Education in Canadian Universities and Colleges: 2018 Halifax NS: Canadian Digital Learning Research Association

Etkinlik 4.2 Sınıf modelinin çevrim içine taşınması

1. Sınıf tasarım modelinin 19. yüzyılın bir ürünü olduğuna ve dijital çağda öğretim için değiştirilmesi gerektiğine inanıyor musunuz? Yoksa sınıf modelinin günümüz için hâla kullanılabilir esnek bir model olduğunu mu düşünüyorsunuz?

2. Size göre ÖYS kullanan dersler temelde sınıf modelinin çevrim içi ortama taşındığı ortamlar mıdır, yoksa kendilerine özgü tasarım modelleri midir? Eğer kendilerine özgü modellerse, onları eşsiz kılan nedir?

3. 50 dakikalık bir ders anlatımını, video kaydı için 10’ar dakikalık beş bölüme ayırmanın avantaj ve dezavantajları nelerdir? Bu sizce anlamlı bir tasarım değişikliği midir? Eğer cevabınız evet ise sizce bunu anlamlı yapan nedir?

Bu üç soru hakkındaki kişisel görüşlerim için aşağıdaki podcast’den dinleyebilirsiniz:

Ses ögesi, kitabın bu sürümünden çıkarıldı. Buradan çevrim içi olarak dinleyebilirsiniz: https://pressbooks.bccampus.ca/teachinginadigitalagev2/?p=118

License

Icon for the Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License

Dijital Çağda Öğretim 2. Baskı by © 2019 Anthony William (Tony) Bates adına lisanslıdır is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License, except where otherwise noted.

Share This Book