Tema 4 Çevrim içi öğrenme ortamlarında öğretim yöntemleri

4.7 ‘Çevik’ Tasarım: öğrenme için esnek tasarımlar

OEBPS/images/image0055.png

ekil 4.7.1 Uçucu, belirsiz, karmaşık ve çapraşık bir dünya
Görsel: © Carol Mase, Özgür Yönetim Kütüphanesi, 2011, izin alınarak kullanılmıştır

4.7.1 Daha `çevik’ tasarım modellerine olan gereksinim

Adamson’a (2012) göre:

Dünyanın işlediği düzen ile bireysel işletmelerin çalışma sistemleri göz alabildiğine geniş ve karmaşık sistemler olup bir noktada karmaşa ve belirsizlik oluşturatabilmektedir. Dolayısıyla doğrusal neden-sonuç süreci giderek daha da geçersiz bir hâle gelmekte ve bilgi işçilerinin yeni yöntemlerle düşünüp yeni çözüm arayışlarına girmeleri gerekmektedir.

Özellikle de bilgi işçilerinin değişken, bilinmez, karmaşık ve belirsiz durumlarla başa çıkması gerektiği bir çağda yaşıyoruz. Değişken, bilinmez, karmaşık ve belirsiz terimlerinin İngilizce karşılıklarının baş harflerini kullanan Adamson, bu ortamı DBKB ortamı olarak adlandırıyor. Bu durum, yeni teknolojilerle, farklı öğrenci gruplarıyla ve kurumları değişime zorlayan hızla değişen dış dünyayla çalışan öğretmenler için de geçerli şüphesiz ki…

Ders tasarımı açısından baktığımızda, bir öğretmenin hızla değişen yeni içeriklere, yeni teknolojilere veya her gün ortaya çıkan yeni uygulamalara, sürekli değişen öğrenci tabanına veya dijital çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerin geliştirilmesine yönelik baskıya nasıl cevap vermesini bekleyebiliriz? Örneğin, esnek düşünme, ağ oluşturma, bilgi alma ve analiz gibi soyut bir ‘beceri’ düzeyinde ayarlamadığınız sürece, önceki öğrenme çıktılarını belirlemek bile DBKB ortamında endişe vericidir. Öğrenciler gerekli enformasyonu nerede bulacaklarını ve bu enformasyonu nasıl değerlendirip uygulayacaklarını bilmeye yönelik bilgi yönetimi becerilerini geliştirmek zorundalar. Bunun anlamı öğrencileri daha az belirli bilgiye maruz bırakıp, onları edindikleri bilgiyi değerlendirip gerçek yaşam sorunlarını çözmede kullanmaya yönelik beceri, uygulama olanağı ve geri bildirimlerle beslemek olacaktır.

Bunu başarabilmek için zengin ve sürekli değişen öğrenme ortamlarının yaratılması gerekir. Böyle öğrenme ortamları, öğrencilerin değişken, bilinmez, karmaşık ve belirsiz bir dünyada ihtiyaç duyabilecekleri bilgilere erişebilecekleri ve becerileri geliştirebilecekleri yerler olmalıdır.

4.7.2 Çevik tasarım modellerinin temel özellikleri

Bu modelin tasarım özelliklerini açıklamak, iki nedenden dolayı oldukça zordur. Birincisi, çevik tasarıma yönelik tek bir yaklaşım yoktur. Önemli olan koşullara uyum sağlayabilmektir. İkinci olarak hafif ve kullanımı kolay teknolojiler sayesindedir ki son birkaç yıl içinde eğitmenler ve ders tasarımcıları standart tasarım modellerinden uzaklaşmaya başladılar; dolayısıyla çevik tasarımların hâlen gelişmekte olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bununla birlikte yazılım tasarımcılarının da karşı karşıya kaldığı bir sorun olan (örneğin bakınız Larman ve Vodde, 2009; Ries, 2011) bu zorlu durumdan edinilecek dersler, eğitim tasarımı alanına da uygulanabilir.

İlk olarak ‘çevik’ tasarım ile ATGUD modelinin modernleştirilmiş sürümleri olan hızlı öğretim tasarımı (Meier, 2000) veya hızlı ilk örnek oluşturmayı1 birbirinden ayırmak gerekir. Hızlı öğretim tasarımı veya hızlı ilk örnek oluşturma ders veya ders modüllerinin daha süratli bir şekilde tasarlanmasını olanaklı kılsalar da aslında ATGUD modelindeki sıralı veya yinelemeli süreçleri daha yoğunlaştırılmış bir şekilde takip ederler. Hızlı öğretim tasarımı ve hızlı ilk örnek oluşturma çevik tasarımın özel türleri olarak kabul edilseler de aşağıda betimlenen bazı çok önemli özelliklere sahip değillerdir:

4.7.2.1 Hafif ve çevik

ATGUD modelini, uzun provalarla çalınan karmaşık bir partisyona sahip 100 enstrümanlık bir orkestra gibi düşündüğümüzde, çevik tasarımı tek bir performans için bir araya gelen ve daha sonra dağılan bir caz üçlüsü olarak nitelendirebiliriz. Ders başlamadan önce kısa bir hazırlık süresi gerekse de, dersin kapsamına neyin dâhil edileceği, hangi araçların kullanılacağı, öğrencilerin hangi etkinlikleri yapacağı ve hatta öğrencilerin nasıl değerlendirileceğine dair kararların büyük çoğunluğu ders ilerledikçe alınır.

Öğretim açısından bakıldığında, tasarım aşamasında gerçekte yalnızca birkaç kişinin yer aldığını görüyoruz: bunlar bir veya bazen iki eğitmen ile öğrencilerden alınan geri bildirimler doğrultusunda derse ilişkin karar almak üzere ders devam ederken öğretmenlerle sık sık buluşan bir öğretim tasarımcısı. Bununla birlikte elbette ki içeriğe katkı sağlayacak daha fazla kişinin ders işleyişi sırasında sürece davet edilmesi mümkün olabilecektir.

4.7.2.2 İçerik, öğrenci etkinlikleri, kullanılan araçlar ve değerlendirme değişen ortama göre çeşitlilik gösterebilir

Bir dersin geliştirmeyi hedeflediği çekirdek beceriler sabit kalsa da derste işlenecek içeriğin hem sürekli değişen ve artan bilgi miktarı hem de öğrencilerin ilgileri veya önceki deneyimlerine dayalı olarak esnek olması gerekir. Örneğin F senaryosundaki ETEC 522 kodlu dersin amacı, eğitim sektöründe bir öncü veya girişimci olabilmek için gerekli becerileri geliştirmektir. Bu amaç, dersin her tekrarında aynı kalır. Bununla birlikte teknolojinin sürekli gelişmesiyle her sene yeni ürünler, uygulamalar ve hizmetler ortaya çıktıkça dersin içeriği de yıldan yıla değişiklik gösterir.

Öğrencilerin gerçekleştirdiği etkinlikler ve değerlendirme yöntemleri de aynı şekilde değişim gösterecektir; çünkü öğrenciler, yeni araçlar veya teknolojiler ortaya çıktıkça bunları kendi öğrenmeleri için kullanmaya başlayacaklardır. Çoğu zaman öğrenciler derin çekirdek içeriğini kendileri arayıp bulur, düzenler ve istedikleri aracı kullanmakta özgürdür.

4.7.2.3 Tasarım, var olan veya yeni ortaya çıkan teknolojilerin getirdiği avantajlardan faydalanır

Çevik tasarım, yeni araçların veya yazılımların eğitsel potansiyelinden tam olarak yararlanmayı amaçlamaktadır, bu da bazen en azından alt hedefleri değiştirmek anlamına gelir. Dolayısıyla teknoloji değiştikçe öğrencilerin edinmesi beklenen beceriler her yıl değişebilir ve yeni şeylerin yapılması söz konusu olabilir. Burada önemli olan aynı şeyi yeni teknolojilerle daha iyi şekilde yapmaya çalışmak değil dijital dünyada daha geçerli olan yeni ve farklı çıktılar elde etmeye çalışmaktır.

Örneğin yukarıda bahsedilen ETEC 522 kodlu derste bir öğrenme yönetim sistemi kullanılmıyordu. Bunun yerine, başlangıç olarak öğrenci etkinlikleri için WordPress’te hazırlanmış bir web sitesi kullanılıyor ve hem öğrenciler hem de eğitmenler içeriğe katkı sağlayabiliyordu. Ancak sonraki yıllarda dersin içeriği mobil öğrenmeye yoğunlaştığı için dersin kuvvetli bileşenleri olarak mobil uygulamalar ve diğer mobil araçlar kullanılmaya başlandı.

4.7.2.4 Dersin tasarımına sağlam pedagojik ilkeler rehberlik eder (bir yere kadar)

Başarılı caz üçlülerinin ortak bir melodi, ritim ve kompozisyon çerçevesinde birlikte çalıştıkları gibi çevik tasarım da en iyi uygulamalarda etkili olan temel ilkeler etrafında şekillenir. Çoğu başarılı çevik tasarım, ‘iyi’ öğretim ile ilişkilendirilmiş ana tasarım ilkelerini temel alır: açıkça belirlenmiş öğrenme çıktıları veya hedefleri, bu hedeflerle bağlantılı ölçme ve değerlendirme, güçlü öğrenen desteği, zamanında ve bireyselleştirilmiş geri bildirim, aktif öğrenme, iş birliğine dayalı öğrenme ve öğrenenlerden alınan geri bildirimlere göre sürekli iyileştirme ile zenginleştirilmiş bir öğrenme ortamı (bk. Ek 1). Bununla birlikte deneysel nedenlerle yerleşik uygulamalardan uzaklaşıp küçük ölçekli denemelerle dersin tümünü tehlikeye atmadan değişikliklerin başarılı olup olmadığını görmek de mümkündür.

4.7.2.5 Deneysel, açık ve uygulamalı öğrenme

Çevik ders tasarımı, genellikle, içinde yaşadığımız gerçek dünya içerisine gömülüdür. Dersin büyük kısmı veya tamamı, derse kayıtlı öğrenciler haricindeki katılımcılara da açık olabilir. Örneğin senaryomuzdaki ETEC 522 kodlu dersin büyük kısmı (YouTube videoları gibi) konuya ilgi duyan herkesin erişimine açıktır. Bunun sonucunda, yeni ürün veya hizmetlerini tanıtmak isteyen ya da yalnızca deneyimlerini paylaşmak isteyen girişimciler dersle bağlantıya geçebilmektedir.

Diğer bir örnek olarak yine Kanada’da bir üniversitede Latin Amerika çalışmalarına ilişkin bir dersten bahsedebiliriz. Bu derste, öğrenciler tarafından yönetilen, ortaya çıkan güncel soruları tartışabilecekleri açık bir viki bulunmaktadır. Bu ders, Arjantin hükümetinin İspanyol petrol şirketi Repsol’i millileştirmesi ile aynı zamanda etkin hâle geldi. Birçok öğrenci Arjantin hükûmetinin bu kararına yönelik eleştirilerini vikide paylaştılar ancak bir hafta sonra, Arjantin’de bir üniversitede görev yapan bir profesör internette araştırma yaparken bu vikiye rastladıktan sonra, tartışmaya katılarak hükûmetin politikasını ve aldığı kararın nedenlerini detaylı bir şekilde savundu. Bu konu, daha sonra ders içinde formal bir tartışma konusu olarak yerini aldı.

Böyle derslerin kısmen açık olması da mümkün elbette… Hassas konular şifre kontrollü bir tartışma forumunda yalnızca dersin eğitmenleri ve öğrenciler tarafından tartışılabilecekken, dersin diğer kısımları herkesin erişimine açık olabilir. Bu tasarım türündeki deneyimler arttıkça başka ve hatta belki daha açık ve net tasarım ilkelerinin ortaya çıkması da mümkün olacaktır.

4.7.3 Esnek tasarım modellerinin güçlü ve zayıf yönleri

Çevik tasarımın en önemli avantajı, öğrencileri değişken, bilinmez, karmaşık ve belirsiz bir dünyaya hazırlamasıdır. Çevik tasarım, bilgi yönetimi, çoklu ortam iletişim becerileri, eleştirel düşünme, yenilik ve dijital okuryazarlık gibi öğrencilerin dijital dünyada ihtiyaç duyacakları belli becerilerin birçoğunu geliştirmelerine yardım etmeyi amaçlar. Bunu yaparken becerilerin geliştirilmesine yönelik ilgili konu alanı ile birleştirir. Çevik tasarımın başarıyla kullanıldığı durumlarda, öğrenciler bu yaklaşımı oldukça güdüleyici ve eğlenceli olarak nitelendirmektedir. Öğretmenler ise öğretmeye karşı canlı ve istekli olmaktadır. Çevik tasarım, derslerin tasarımı ve yürütülmesinde ATGUD tabanlı yaklaşımlarla karşılaştırıldığında çok daha hızlı ve düşük maliyetli çözümler sunmaktadır.

Bununla birlikte çevik tasarım yaklaşımı oldukça yeni bir kavramdır ve değerlendirmeyi bir kenara bırakın hakkında çok fazla yazılıp çizilmemiştir. Aslına bakılırsa çevrim içi iş birliğine dayalı öğrenme veya deneysel öğrenme gibi çevik tasarımda var olan şeylerin birçoğu, diğer öğretim modellerinin içinde yer almaktadır. Aslına bakılırsa, çevrim içi iş birliğine dayalı öğrenme veya deneysel öğrenme gibi çevik tasarımda var olan şeylerin birçoğu, diğer öğretim modellerinin içinde yer almaktadır. Buna rağmen, yenilikçi eğitmenler derslerini ETEC 522’e benzer şekilde tasarlayıp geliştirmeye başlamıştır. Her bir ders veya program yüzeyde birbirinden oldukça farklı görünse de belli bir uyum ve bütünlük içinde olmalarını sağlayan temel tasarım ilkelerinde bir tutarlılık bulunmaktadır (Bir başka çevik tasarım örneği de, ETEC 522’den tamamen farklı olan ve McMaster Üniversitesi’nde yüz yüze verilen Integrated Science programıdır.).

Çevik tasarım yaklaşımı, eğitmenlerin risk almaya açık olmalarını ve kendilerine güvenmelerini gerektirir. Tasarımın başarısı, iyi öğretim deneyimine sahip olan eğitmenlere ve/veya eğitmenlerin yenilikçi ve yaratıcı öğretim tasarımcıları tarafından güçlü bir öğretim tasarımı desteği almalarına bağlıdır. Bu tür tasarım deneyiminin nispeten az olmasına bağlı olarak tasarımın sınırlılıkları tam anlamıyla belirlenememiştir. Örneğin, çevik yaklaşım küçük sınıflarda başarıyla uygulanmaktadır ancak daha büyük ölçeklerde nasıl uygulanabilir? Yaklaşımın başarıyla uygulanması, öğrencilerin ilgili konu alanında yeterli temel bilgiye sahip olmalarına da bağlıdır. Bununla birlikte değişken, bilinmez, karmaşık ve belirsiz bir dünyanın gerektirdiklerine daha kolay cevap verebileceği için öğrenme alanında daha ‘çevik’ tasarımların ilerleyen yıllarda çoğalacağına inanıyorum.

Kaynakça

Adamson, C. (2012) Learning in a VUCA world, OEB Insights, November 13,

Bertram, J. (2013) Agile Learning Design for Beginners New Palestine IN: Bottom Line Performance

Larman, C. and Vodde, B. (2009) Scaling Lean and Agile Development New York: Addison-Wesley

Meier, D. (2000). The Accelerated Learning Handbook. New York: McGraw-Hill

Rawsthorne, P. (2012) Agile Instructional Design St. John’s NF: Memorial University of Newfoundland

Ries, E. (2011) The Lean Start-Up New York: Crown Business/Random House

Etkinlik 4.7 Çevik tasarımda risk alma

1. Çevik/esnek tasarım yaklaşımının akademik niteliği artıracağını mı yoksa azaltacağını mı düşünüyorsunuz? Neden böyle düşünüyorsunuz?

2. Kendi öğretim yaşantınızda böyle bir şey denemek ister misiniz? Ya da hâlihazırda böyle bir tasarım uyguluyor musunuz? Kendi çalışma alanınızda böyle bir yaklaşımın takip etmenin riskleri ve faydaları neler olabilir?

3                Orj. ilk örnek oluşturma

License

Icon for the Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License

Dijital Çağda Öğretim 2. Baskı by © 2019 Anthony William (Tony) Bates adına lisanslıdır is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License, except where otherwise noted.

Share This Book