Tema 5 KAÇD’ler

5.5 KAÇD’lerin ardındaki politik, sosyal ve ekonomik etmenler

OEBPS/images/image0064.jpg

Şekil 5.5 KAÇD çılgınlığı
Görsel: © Park Ridge Underground, 2010

5.5.1 KAÇD’lerle ilgili bu çılgınlığın nedeni ne?

Bir önceki konuda bahsedildiği gibi KAÇD’lerin güçlü ve zayıf yönlerinin birbirine eşit ve dengeli olduğu söylenebilir. KAÇD’lerin değerine ilişkin soru işaretleri ile KAÇD’ler hayatımıza girmeden önce de lisans ve lisansüstü programlarda çevrim içi öğrenmenin 10 yılı aşan bir süredir ağır ağır ama ilerleyerek kullanılageldiğini düşününce, KAÇD’lerin neden bu kadar ilgi odağı olduğunu, çok sayıda politika yapıcının, ekonomistin ve bilgisayar bilimcisinin KAÇD’leri coşkulu bir biçimde savunduklarını ve neden sadece KAÇD’lerin getirdiklerinden açıkça tehdit edildiğini hisseden birçok üniversite ve akademisyenin değil KAÇD’leri desteklemesi beklenen çevrim içi öğrenme alanında çalışan birçok profesyonelin de KAÇD’lere karşı kuvvetli bir olumsuz duruş sergilediğini merak ediyor olabilirsiniz (örneğin bk., Hill, 2012; Bates, 2012; Daniel, 2012; Watters, 2012).

KAÇD’lere ilişkin tartışmaların, KAÇD’lerin avantaj ve dezavantajlarının akılcı ve veriye dayalı bir şekilde çözümlenmesi sonucunda ortaya çıkan bir söylem olmadığını, daha çok hislere, kişisel çıkarlara, korkuya veya verilen eğitimin ne olduğuna dair bilgisizlikten kaynaklandığını söylemek gerekir. Dolayısıyla KAÇD çılgınlığına neden olan politik, sosyal ve ekonomik faktörlerin incelenmesi son derece önemlidir.

5.5.2 Kitlesel, özgür ve Amerikan malı!

Bana göre KAÇD çılgınlığının esas nedeni budur. Stanford profesörleri Sebastian Thrun, Andrew Ng ve Daphne Koller’in açtığı ve dünyanın dört bir yanından 200.000’in üzerinde katılımcının kaydolduğu ilk KAÇD’nin ardından bugüne kadar dersler ücretsiz olduğu için ve ABD’nin en prestijli üniversitelerinden birinin profesörleri tarafından verildiği için Amerikan medyası KAÇD’leri çok sevdi. Nereden bakarsanız bakın, KAÇD’ler çok büyük bir haberdi.

5.5.3 Ve Sarmaşık Ligi sahnede!

KAÇD’ler henüz ortalarda yokken, Standford, MIT, Harvard ve UC Berkeley gibi ABD’nin Sarmaşık Ligi’nde yer alan belli başlı üniversiteler ile Toronto Üniversitesi ve McGill gibi Kanada’nın en prestijli üniversitelerinin birçoğu, çevrim içi öğrenmenin tüm biçimlerini büyük ölçüde göz ardı etmişti. Ders materyallerinin büyük çoğunluğunu Açık Ders Malzemesi projesiyle herkesin kullanımına açan MIT, bu anlamda bir istisna olarak kabul edilebilir.

Ancak 2011 yılına gelindiğinde, çevrim içi öğrenme yöntemiyle verilen kredili lisans ve lisans üstü dersler Carnegie Mellon, Penn State ve Maryland Üniversitesi gibi ABD’nin birçok saygın üniversitesi ile Kanada ve diğer ülkelerin önemli üniversitelerinde ciddi bir ilerleme kaydedilmiş hatta ABD’de her üç öğrenciden birinin çevrim içi ders aldığı görülmüştür (Allen ve Seaman, 2014 ). Ayrıca, Kanada’da, çevrim içi derslerin başarıyla tamamlanma oranları giderek yükselmiş ve kalite açısından kampüs dersleriyle aynı düzeye gelmişti (Ontario, 2011).

Çevrim içi öğrenmeyi dikkate almayan Sarmaşık Ligi üniversiteleri ve diğer prestijli üniversiteler, dünyada olup bitenlerden 2011 yılına kadar habersiz gibi görünmekteydi. KAÇD’lerle birlikte bu prestijli üniversiteler teknolojik yenileşim anlamında doğrudan sıranın en başına sıçrayacak ve aynı zamanda sahip oldukları seçici, kişiye özel ve yüksek maliyetli kampüs programlarını çevrim içi öğrenmeyle yüz yüze eğitimden uzak tutacaklardı. Diğer bir deyişle, KAÇD’ler bu prestijli üniversitelere, çevrim içi öğrenmeyi güvenli bir şekilde keşfedecekleri bir kum havuzu sağlayacak, Sarmaşık Ligi üniversiteleri de istemeden de olsa KAÇD’lere dâhil olmaları dolaylı olarak da çevrim içi öğrenmeye de prestij ve itibar sağlayacaktı.

5.5.4 Güçlü ve yıkıcı!

2011’den önceki yıllarda, birçok ekonomist, felsefeci ve endüstri gurusu, yeni teknolojilerin eğitimi `güçlü ve yıkıcı bir değişimin yaşanacağı bir alan’ olarak nitelendirmekteydi (örneğin bk. Lyotard, 1979; Tapscott (tarihsiz); Christensen, 2016).

Bununla birlikte kredi kurslarındaki çevrim içi öğrenme, üniversite öğretiminin ana akımına sessizce emilmiş olsa da büyük bir bozulma belirtisi olmaksızın, KAÇD’ler potansiyel olarak büyük bir değişiklikti ve eğitim sektöründeki bozulma teorisinin uzun süreçli kanıtıydı.

5.5.5 Ve Silikon Vadisi sahnede!

İlk KAÇD’lerin, girişimci bilgisayar bilimciler tarafından geliştirilmiş olması bir tesadüf değildir. Ng ve Koller’in ticari bir kuruluş olarak Coursera’yı kurmasının hemen ardından, Thrun da Udacity’yi kurmuştur. MIT’de çalışan bilgisayar bilimcisi Anant Agarwal ise edX’i kurarak onları takip etmiştir.

İlk KAÇD’ler, Silikon Vadisi’nin tipik genç ve yenilikçi girişimlerindendi: işleyip işlemeyeceğini görmek için piyasaya sürülen ve ortaya çıkabilecek sorunlarla başa çıkmak için daha fazla teknolojinin ve yeni fikrin (öğrenme analitiği, otomatikleştirilmiş ölçme ve değerlendirme, akran değerlendirmesi) kullanıldığı parlak bir fikir: bulut tabanlı ve basit bir yazılımla çok sayıda katılımcının yönetilebildiği kitlesel, açık çevrim içi dersler. Bunun sürdürülebilir bir iş modeline dönüşmesi, başlangıçtaki belirsizlik ortadan kalktıktan sonra düşünülecekti.

Sonuç olarak ilk KAÇD’lerin hemen hepsinin çevrim içi öğrenmeye dair pedagojik kuramları veya çevrim içi öğrenmenin başarısını etkileyen faktörlere ilişkin tüm araştırma sonuçlarını tamamen görmezden gelmesi çok şaşırtıcı değildir. Ayrıca, katılımcıların çok düşük bir yüzdesinin KAÇD’leri başarıyla tamamlamış olması şaşırtıcı değildir.

5.5.6 Burada ekonomiden bahsediyoruz, ahmak!1

KAÇD çılgınlığına yol açan nedenlere bakıldığında, arka planda Bill Clinton’ın meşhur seçim sloganının yankılandığını duyar gibiyiz. ABD’de 2008 yılında yaşanan korkunç mali çöküşün ekonomi üzerindeki etkilerinin (özellikle de eyaletler düzeyinde) 2011 yılına kadar hissedildiğini unutmamamız gerekir.

Ekonomik durgunluk, eyaletlerin bir anda vergi gelirlerini tahsil edememesi eyalet düzeyindeki yükseköğretim sistemlerinin mali taleplerini karşılayamaması anlamına gelmekteydi. Örneğin Kaliforniya eyaletindeki ikili öğretim yapan meslek yüksekokulları sistemi, ki ABD’nin en büyük sistemidir, 2008-2012 yılları arasında devletten aldığı finansman desteğinde yaklaşık 809 milyon ABD doları tutarında bir kesinti yaşamış, finansman desteğindeki bu düşüş okullarda 500.000 kişilik açığa neden olmuştu (Rivera, 2012). Bu dönemde, ücretsiz KAÇD’ler Vali Jerry Brown tarafından “Başımıza devlet kuşu kondu” olarak nitelendirilmişti (örneğin bk. To, 2014).

Devlet finansman desteğinde yaşanan ani kesintinin bir sonucu da yükseköğretimin gerçek maliyetini bir anda göz önüne çıkaran öğrenim ücretlerindeki ani artış olmuştu. Yıllık %4’lük enflasyon oranıyla karşılaştırıldığında, ABD’deki öğrenim ücretleri son 10 yıl içinde yılda %7 oranında artmıştır. Yükseköğretimin yüksek maliyetini dizginlemek için sonunda alternatif bir yol görünmekteydi. 2015 yılına kadar ABD’de ekonomi toparlamış ve gelirler devlet kasasına geri dönmüştü; bu nedenle yükseköğrenim maliyetine daha radikal çözümler için uygulanan baskı gevşetilmeye başladı.

5.5.7 KAÇD’lerin geleceği

Ekonomi büyüdükçe KAÇD çılgınlığının devam edip etmediğini görmek ilginç olacak. Class Central, dünyadaki KAÇD’lerdeki gelişmelerin sürekli izlenmesini sağlamaktadır. 2019’a kadar olan toplam rakamlar etkileyicidir ancak 2018’de eklenen öğrenenlerin sayısı 20 milyondu ve bu rakam önceki iki yıl için 23 milyondan azdı.(Shah, 2019). Bu nedenle, yeni kullanıcıların KAÇD alanına girme oranı düşüyor.

Bununla birlikte KAÇD gelişmeye devam ediyor. Başlangıç için KAÇD’ler aracılığıyla sunulabilecek ders tamamlama derecelerinde yavaş bir büyüme olmuştur. 2018 yılında 45 derece (program) sunulmaktaydı. Bu önemli bir gelişme olsa da dünya genelinde mevcut geleneksel derecelerin sayısı göz önüne alındığında rakamlar hâla oldukça küçüktür. Diğer ana pazar kurumsal eğitimdir. İş modelleri de 2018’de yükselmeye devam eden gelirlerle birlikte gelişmekte olup yalnızca Coursera tek başıma 140 milyon dolar gelir elde etmektedir. Ancak, sunulan KAÇD kurslarının sayısı artmaya devam etse de, daha fazla seçenek mevcut olduğundan ortalama öğrenci sayısı düşmektedir…

Kurslara katılım oranı da ülkelere göre önemli ölçüde değişiyor. Örneğin, 2017’de, Kanada’daki yükseköğretim kurumlarının yalnızca% 18’i KAÇD kullanırken,% 82’si kredi için tamamen çevrim içi kurslar sunmaktaydı (Donovan et al., 2018). Bununla birlikte Çin, Hindistan ve Avrupa’daki KAÇD’lerin büyümesi hızla devam etmektedir. Henüz net olmayan ise KAÇD’lere sahip kurumların, platform sağlayıcılarından farklı olarak yatırımları için doğrudan bir finansal getiri sağlayıp sağlamadıklarıdır.

5.5.8 Panik yok!

Yukarıda saydıklarımızın tümü, KAÇD çılgınlığını güçlendiren faktörler arasında yer almaktadır. Bu nedenle, KAÇD’lerin güçlü ve zayıf yönleri konusunda mutlaka açık, net ve serinkanlı olunması gerekir. Esas nokta, KAÇD’lerin bilgi tabanlı bir toplumda öğrencilerin gereksinim duydukları bilgi ve becerilerin geliştirilmesine destek olup olmadığıdır. Bu sorunun cevabı, hem evet hem de hayırdır.

Örgün eğitimin düşük maliyetli bir tamamlayıcısı olarak KAÇD’ler oldukça değerli birer araç olabilir; ancak kesinlikle örgün eğitimin yerini alması düşünülemez. Bugün itibariyle bakıldığında KAÇD’ler, temel kavramlar olan öğrenmeyi, kavramayı ve bilginin gerçek hayata uygulanmasına ilişkin dar kapsamlı bir dizi etkinliği destekleyebilir. Halihazırda iyi eğitim almış veya bir konuya derin bir ilgi duyan bireylerin bir araya gelip birbirlerinden öğrenebildikleri uygulama topluluklarının oluşturulması için de oldukça faydalı olabilir; ki bu, sürekli eğitim biçimidir.

Bununla birlikte KAÇD’ler dönüşüm sağlayıcı bir öğrenmeye, derin entelektüel anlamaya, karmaşık alternatiflerin değerlendirilmesi ve kanıt tabanlı karar verme becerilerinin geliştirilmesine katkı sağladığını henüz gösterememiştir. Uzmanlar tarafından verilen öğrenci desteği ve daha nitel değerlendirme biçimlerini kullanmadığı sürece, bu katkıyı sağlayabilecekleri de şüphelidir.

En azından maliyette ciddi bir artış öngörmeksizin… Önünde sonunda, bir seçim yapılması gerekecek gibi görünmekte: KAÇD’lere daha fazla kaynak ayırıp sahip oldukları bazı temel eksiklerin maliyetleri çok artırmadan çözülmesini mi umut edeceğiz, yoksa öğrencilerin dijital çağdaki gereksinimleri açısından daha maliyet-etkin öğrenme çıktılarına bizi götürebilecek diğer eğitim teknolojisi ve çevrim içi öğrenme biçimlerine mi yatırım yapacağız?

Kaynakça

Allen, I. and Seaman, J. (2014)  Grade Change: Tracking Online learning in the United States Babson Survey Research Group/Pearson/Sloan

Bates, T. (2012) What’s right and what’s wrong with Coursera-style MOOCs Online Learning and Distance Education Resources, August 5

Christensen, C. (2016) Disrupting Class, Expanded Edition: How Disruptive Innovation Will Change the Way the World Learns: Expanded Edition New York: McGraw-Hill

Daniel, J. (2012) Making sense of MOOCs: Musings in a maze of myth, paradox and possibility Journal of Interactive Media, No. 18

Donovan, T. et al. (2018) Tracking Online and Distance Education in Canadian Universities and Colleges: 2018 Halifax NS: Canadian Digital Learning Research Association

Hill, P. (2012) Four Barriers that MOOCs Must Overcome to Build a Sustainable Model e-Literate, July 24

Lyotard, J-J. (1979) La Condition postmoderne: rapport sur le savoir: Paris: Minuit

Ontario (2011) Fact Sheet: Summary of Ontario eLearning Surveys of Publicly Assisted PSE Institutions, Toronto: Government of Ontario

Rivera, C. (2012) Survey offers dire picture of California’s two-year colleges Los Angeles Times, 29 August

Tapscott, D. (undated) The transformation of education dontapscott.com

To, K. (2014) UC Regents announce online course expansion, The Guardian, UC San Diego, undated, but probably February 5

Shah, D. (2019) Year of MOOC-based degrees: A Review of MOOC Stats and Trends in 2018 Class Central, 6 January

Watters, A. (2012) Top 10 Ed-Tech Trends of 2012: MOOCs Inside Higher Education, 18 December

For a more light-hearted look at MOOC mania see:

North Korea Launches Two MOOCs

“What should we do about MOOCs?” – the Board of Governors discusses

NOT: Yukarıdaki iki blog da hiciv niteliğindedir ve kurgudur.

Etkinlik 5.5 KAÇD’lerin önemini değerlendirme

  1. KAÇD’lerin halkın çevrim içi öğrenmeyi kabul ettiğini veya zayıflattığını düşünüyor musunuz? Neden?

  2. 1’in önemli olmadığı 10’un ise çok önemli olduğu 1’den 10’a kadar bir ölçekte, KAÇD’leri yükseköğretimin geleceği için önem derecesi açısından nereye yerleştirirsiniz? Neden?

  3. KAÇD’lerin diğer yükseköğretim biçimlerine karşı ciddi bir alternatif olduğu noktaya mı geleceğini, yoksa geleneksel üniversite öğretiminde asla gerçek bir meydan okuma niteliğinde olmayacağını mı düşünüyorsunuz? Neden böyle düşünüyorsunuz?

Düşüncelerim gerçeğe dayalı olmaktan ziyade değer biçme temelli olduğu için sizinkinden daha önemli olmasa da şu şekildedir:

Ses ögesi, kitabın bu sürümünden çıkarıldı. Buradan çevrim içi olarak dinleyebilirsiniz: https://pressbooks.bccampus.ca/teachinginadigitalagev2/?p=162

4 Ç.N. “It’s the economy, stupid” Bill Clinton’a 1992 seçimlerini kazandıran slogan olduğu söylenir. Kötü giden ekonomiye dikkat çekmek için kullanılmıştır. Kabaca “Burada ekonomiden bahsediyoruz, seni aptal!” olarak çevrilebilir.

License

Icon for the Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License

Dijital Çağda Öğretim 2. Baskı by © 2019 Anthony William (Tony) Bates adına lisanslıdır is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License, except where otherwise noted.

Share This Book