Tema 6 Etkili bir öğrenme ortamı oluşturmak

6.4 İçeriğin yönetimi

OEBPS/images/image0072.png

Şekil 6.4.1 İçeriği yönetme

6.4.1 İçeriğin önemi

Çoğu öğretmen ve eğitmen için içerik, kurs tasarlanırken çoğunlukla ana odak noktasıdır. Olgular, fikirler, ilkeler, kanıtlar ve süreç ya da prosedürlerin tanımlamaları içeriği oluşturmaktadır. Öğretim programına hangi içeriğin dâhil edileceği, bir dersin veya programın hangi konuları kapsayacağı, öğrencilerin hangi kaynaklara (ders kitapları, vb.) erişebileceği gibi birçok konunun tartışılmasına büyük zaman ayrılmaktadır. Öğretmenler ve öğretim elemanları, çoğunlukla dönem içinde öğretim programındaki bütün konuları bitirme baskısı altında kalmaktadır. Ders anlatımları ve yüz yüze dersler, hâlen daha içeriğin düzenlenmesi ve aktarılması için asıl yöntem olarak kullanılmaktadır.

Kitabın birçok yerinde içerik ve beceri geliştirmeyi nasıl dengede tutabileceğimiz ile ilgili konuştuk; ancak içeriğe ilişkin hususlar öğretimin en önemli ve kritik konularından olmaya devam ediyor. Özellikle, eğitmenlerin kendilerine şu iki soruyu sorması gerekir:

  • Hangi özel içerik bu kursun veya programın genel hedeflerine değer katacaktır?’

  • Bu kursun öğrenme çıktılarını karşılamak için hangi içerik gereklidir ve hangisi zorunlu olmamakla birlikte istenilenler arasındadır?’

6.4.2 İçerik hedefleri

Ortaöğretim sonrası eğitmenler verilenler için içerik alma eğilimindedir – bu öğrettiğimiz şeydir. Ancak; öğretimi dijital bir çağ için tasarlıyorsak, içeriğin öğretimine ilişkin hedeflerimizde de net ve açık olmamız gerekir. Neden öğrencilerden süreçlerin veya prosedürlerin gerçeklerini, fikirlerini, ilkelerini, kanıtlarını ve açıklamalarını bilmelerini istiyoruz? Belirli içeriği öğrenmek kendi başına bir amaç mıdır yoksa amaca ulaşmak için bir araç mıdır? Örneğin, periyodik tabloyu veya savaş tarihlerini bilmenin içsel bir değeri var mı yoksa bunlar deney tasarlama veya Fransızcanın Kanada’da neden resmî bir dil olduğunu anlama gibi bir sonuç çıkarma aracı mı?

Bu önemli bir soru çünkü bazı kimseler, olgulara, tanımlara veya denklemlere kolayca erişebildiğimiz bu çağda öğrenmenin veya içeriği ezberlemenin giderek daha az önemli hâle geldiğini ve hatta geçersiz olduğunu iddia edecektir. Bilişselciler, bir anlamı olması için içeriğin sınırlarının çizilip bir bağlama oturtulması gerektiğini söyleyecektir. Artık içeriğe erişmek bu kadar kolay olduğu için problem çözmek veya kararlar almak gibi yalnızca ihtiyaç duyulduğunda mı içeriği kullanmamız gerekiyor? Elbette, çoğu durumda, beceriler temel olarak önceki bilgilere dayanır, bu nedenle bu bir “…yoksa …. mı olur?” sorusu değildir.

Öğretmenin veya öğretim elemanının o içeriğin niye öğretildiğini açık ve net olarak ifade etmesi, öğrencilerin anlaması açısından çok önemlidir. Bunu ifade etmenin bir yolu şu soruyu sormaktır: Bu içeriği öğreterek bu dersin veya programın genel amacına bir değer katıyor muyum? Öğrencilerin bu içeriği ezberlemesi mi gerekecek, yoksa kullanmaları gerektiği zaman içeriğe nasıl erişeceklerini bilecekler mi? Bu, elbette, tüm kurs veya program için çok net hedeflere sahip olmaya bağlıdır.

6.4.3 Nitelik ve derinlik

Şekil 6.4.2 Dersinizde okutmanız gereken içerik çok mu fazla? Görsel: © freepik.com

Birçok durumda, öğretmenlerin veya öğretim elemanlarının içerik üzerinde bir seçim şansı yoktur. Akreditasyon kuruluşları, merkez birimler veya eyalet/il müdürlükleri ya da mesleki yeterlilik kurulları gibi `dış’ makamlar, belirli bir dersin veya programın hangi içeriği kapsaması gerektiğine karar verebilir. Bununla beraber, bilimsel ve teknolojik bilginin hızlı gelişimi, öğrencilerin sabit bir içerik bütününü öğrenmesi gerektiği düşüncesine meydan okumaktadır. Mühendislik ve tıp programları, mezunlarının iş alanlarında etkin birer profesyonel olarak çalışabilmesi için bilmeleri gereken tüm bilgileri altı veya sekiz yıllık örgün eğitim programlarına sığdırmakta güçlük çekmektedir. Alandaki yeni gelişmeler konusunda güncel kalmak istiyorlarsa, çalışanların mezuniyetten sonra da öğrenmeye devam etmeleri gerekmektedir.

İçeriği çabukça `geçivermek’ veya öğrencilere gereğinden fazla içerik yüklemek etkili öğretim stratejileri değildir. Uyanık oldukları tüm zamanı daha çok çalışarak geçirmek, öğrencilerin iş yaşamında ihtiyaç duyacakları tüm bilgileri öğrenmelerini sağlamayacaktır. Uzmanlaşma, bilgi birikimini ele almanın en geleneksel yolu olmuştur; ancak gerçek dünyadaki karmaşık problemler veya konuları ele alırken uzmanlaşma her zaman yeterli değildir. Bunun için disiplinlerarası veya daha kapsamlı yaklaşımlara ihtiyaç duyulmaktadır. Dolayısıyla öğretmenler ve öğretim elemanları, öğrencilerinin kendi disiplinlerinde miktarı giderek artan bilgiyle başa çıkabilmelerini sağlayacak stratejiler geliştirmeleri gerekmektedir.

Bilgi patlaması problemini idare etmenin bir yolu, bilgi yönetimi, problem çözme ve karar verme gibi becerilerin geliştirilmesine odaklanmaktır. Ancak bu beceriler içerikten bağımsız değildir. Problem çözmek veya karar alabilmek için olgulara, ilkelere, fikirlere, kavramlara ve verilere erişiminiz olması gerekir. Bilgiyi yönetebilmek için hangi içeriğin niçin önemli olduğunu, o içeriğe nasıl erişebileceğinizi ve nasıl değerlendireceğinizi bilmeniz gerekir. Profesyonel faaliyetlerin tümü için olmasa da büyük çoğunluğu için öğrenilmesi gereken temel bilgi ve içerikler olabilir. O zaman, içeriğin gerekli kısmıyla arzu edilen kısmını birbirinden ayırabilme ve içeriğin öğretilmesi esnasında beceri gelişimi için yapılması gereken her şeyi gerçekleştirebilmenin bir öğretim becerisi olduğunu söyleyebiliriz.

6.4.4 Kaynaklar

Dijital çağın öğretmenlerinin vermesi gereken diğer bir önemli karar da öğrencilerin içeriği nerede bulacaklarıdır. Orta çağda kitap sayısı çok nadirdi ve kütüphane yalnızca öğrenciler için değil profesörler için de önemli bir kaynaktı. İçerik kaynakları çok nadir olduğu için profesörler içeriği seçmek, düzenlemek ve süzmek zorundaydı. Bugün içinde bulunduğumuz durum ise çok farklı. İçerik gerçek anlamıyla her yerde: internette, sosyal medyada, kitle iletişim araçlarında, kütüphanelerde, kitaplarda ve sınıflarda…

Bölüm toplantılarında, öğrencilere hangi ders kitaplarının veya makalelerin okutulacağı konuşulur. İçerik kaynaklarının seçilmesinde ve sınırlandırılmasının arkasına, hem öğrencilerin karşılaması gereken masrafın azaltılması hem de bir ders veya program içindeki sınırlı materyallere yoğunlaşmanın daha kolay olmasıdır. Ancak günümüzde, giderek daha fazla miktarda içeriğe internet üzerinden açık, ücretsiz olarak erişmek mümkündür. Öğrencilerin birçoğu, mezun olduktan sonra da öğrenmeye devam edecekler ve bilgi kaynağı olarak dijital medyaya yöneleceklerdir. Bu nedenle, içerik konusunda karar verirken aşağıdakileri de dikkate almamız gerekir. Bu nedenle, içeriğe karar verirken şunları düşünmeliyiz:

a) eğitmenin bir programın içeriğini (geniş bir öğretim programı konuları dizisi dışında) ne ölçüde seçmesi gerekir ve öğrenciler içeriği ve içeriğin kaynağını seçmede ne kadar özgür olmalıdır?

b) İçeriğe başka yerlerden özgürce erişebildiğimiz düşünüldüğünde, öğretmen veya öğretim elemanı ders anlatımı veya Powerpoint slaytları gibi yollarla içeriği öğrencilere ne ölçüde aktarmak zorundadır? İçeriği kendiniz aktardığınızda, nasıl bir katma değer sağlıyorsunuz? Bunun yerine zamanınızı daha iyi bir şeyler için kullanabilir misiniz?

c) Özgürce erişilebilen açık içeriği seçip kullanmalarında öğrencilere birtakım ölçütler veya rehber ilkeler sağlamalı mıyız?

Bunu en iyi şekilde nasıl yapabiliriz? Bu tür soruları cevaplarken, vereceğimiz kararların öğrencilerin mezun olduktan sonra da içeriği kendi kendilerine idare etmelerine yardımcı olup olmayacağını da kendimize sormalıyız.

6.4.5 Yapı

Öğretmenlerin ve öğretim elemanlarının sağladığı en önemli desteklerden biri de, farklı içerik unsurlarının uygun şekilde sıralanmasını ve birbirleriyle ilişkilendirilmesini sağlamaktır. Yapı içinde, aşağıdaki ögeleri ele almamız gerektiğini düşünüyorum:

  • içeriğin seçimi ve sıralanması,

  • belirli içerik alanları için özel yaklaşım geliştirilmesi,

  • içeriğin analizi, yorumlanması veya uygulanmasında öğrencilere yardım edilmesi,

  • farklı içerik alanlarının bütünleştirilmesi ve birbirleriyle ilişkilendirilmesi.

Geleneksel olarak içeriği yapılandırırken, bir dersi belirli bir sırada verilen konulara böleriz ve öğretmenler ya da öğretim elemanları sınıfta içeriği ‘çerçeveler’ ve yorumlar. (Bunun endüstriyel üretim sürecini nasıl yansıttığını görebilirsiniz). Bununla beraber, yeni teknolojiler içeriğin yapılandırılmasına da alternatif yol ve yöntemler getirmiştir. Blackboard veya Moodle gibi öğrenme yönetimi sistemleri, eğitmenlerin içerik materyallerini seçmesini ve sıralamasını sağlar ancak öğrenciler bu ve diğer içeriğe herhangi bir yerde, herhangi bir zamanda ve herhangi bir sırayla erişebilirler. İnternet üzerinden çok kapsamlı içeriklere ulaşılabilmesi ve içeriğin bloglar, wikiler ve e-portfolyolar aracılığıyla toplanıp düzenlenebilmesi sayesinde, öğrenciler artık içerik üzerinde kendi yapılarını oluşturabilmektedir.

Kısmen bazı şeylerin ‘doğru sırada’ öğrenilmesi gerektiğinden, kısmen belli bir yapı olmadan içeriğin birbiriyle alakasız konular yumağı olmasından, kısmen de öğrenciler en azından başlangıçta belli bir içerik alanı içinde neyin önemli olup olmadığını bilemeyeceklerinden öğrencilerin bir tür yapıya ihtiyaçları vardır. Özellikle de yeni öğrencilerin, her hafta neye çalışacaklarını bilmeleri gerekir. Yeni öğrencilerin oldukça yapılandırılmış, dizilimli bir içerik yaklaşımından büyük fayda gördükleri sonucuna varan birçok araştırma bulunmaktadır. Bu araştırmalar, bilgilendikçe veya alanda deneyim kazandıkça öğrencilerin içeriğin seçimi, sıralanması ve yorumlanmasına kendi yaklaşımlarını geliştirmeye çalıştıklarını göstermektedir.

Bu nedenle, bir dersin veya programın içerik yapısına karar verirken öğretmenlerin veya öğretim elemanlarının şu soruları sormaları gerekmektedir:

a) İçerik yönetiminde içeriği ne kadar yapılandırmalı, ne kadarını öğrencilere bırakmalıyım?

b) Yeni teknolojiler, içeriği nasıl yapılandırdığımı nasıl ve ne kadar etkiliyor? Yeni teknolojiler, farklı öğrenci ihtiyaçlarına uygun daha esnek yapılar sunmamı sağlıyor mu?

Bu sorulara cevap verirken, öğrencilerin içeriği kendilerinin yapılandırabilmesinin ne kadar önemli olduğu ve yukardaki iki soruya verdiğimiz cevapların bunu yapmalarında öğrencilere destek sağlayıp sağlayamayacağı sorularını da göz önünde bulundurmalıyız.

6.4.6 Öğrenen etkinlikleri

Son olarak içeriği öğrenmelerinde öğrencilere yardımcı olmak için onlardan hangi etkinlikleri yapmalarını isteyebiliriz? Bu soruya cevap verebilmek için içeriği öğrenme amacımıza ve genel olarak dersin hedeflerine geri dönmemiz gerekmektedir:

  • içeriğin öğrenilmesinde ezber önemliyse, bilgisayar tarafından puanlanan ve doğru cevapların gösterildiği elektronik sınavlar kullanılabilir;

  • amaç öğrencilerin bir argüman oluşturmak için veya bir deney tasarlamak içerikten faydalanmalarını sağlamaksa, o zaman bu tür becerilerin çalışılması için gerekli fırsat yaratılmalıdır;

  • amaç öğrencilerin bilgiyi yönetmelerine yardımcı olmaksa, öğretmenlerin öğrencilerin içeriği seçmeleri, değerlendirmeleri, çözümlemeleri ve uygulamalarını gerektiren görevler ortaya koymalıdır.

Öğrencilerin içeriği öğrenmede kullanabileceği etkinliklerin sayısını ciddi oranda artırmada teknolojinin bize büyük destek sağlayacağını göreceğiz. Bununla birlikte tüm etkinliklerin program için belirlenmiş olan öğrenme hedefleriyle ilişkilendirilmiş olması gerekir. Önceden planlanmış etkinlikler olmadan, içerik beynimize bir gün girer ancak diğer gün çıkabilir.

6.4.7 Sonuç

Dijital bir çağda bile, ya da özellikle de dijital çağda, bilinmesi gereken şeyler açısından içerik önemli olmaya devam edecektir. Bununla beraber, dijital çağda içeriğin rolü değişmekte ve artık bir amaç olmaktan çıkıp beceri gelişimi gibi başka amaçlara ulaşmada bir yol hâline gelmektedir. Hemen hemen bütün konu alanlarında bilginin hızla gelişmesine bağlı olarak bir dersin içeriğinin sahip olduğu rol ve amacın net olarak belirlenmesi ve öğrencilere etkin bir biçimde duyurulması özellikle önemli hâle gelmektedir.

Etkinlik 6.4 içeriğin yönetimi

  1. Öğrettiğiniz derslerden veya sınıflardan birindeki içeriğin tamamına bir göz gezdirin.

    • Bu kursun içeriği hakkında ne kadar seçme yetkiniz var? (En azından şu iki şekilde: konuların seçimi ve içeriğe yaklaşım şekli. Örneğin çoğu zaman ekonomik olarak gelişmiş birçok ülkede liselerde, öğretim programlarına eyalet veya il düzeyinde karar verilir ancak öğretmenler bu öğretim programlarını nasıl öğretecekleri konusunda özgürlüğe sahiptirler.)

    • Bu içerik hangi amaca hizmet ediyor? Kendi başına bir değeri var mı yoksa (beceri geliştirme gibi)başka amaçlara mı hizmet ediyor?

    • Bu içeriğin öğrenciler için en iyi kaynağı ne olurdu; ders kitabı, ders anlatımı, çevrim içi arama, diğerleri, hepsi? Neden?

    • Öğrencilerin bu kurstaki içeriği öğrenmelerini ya da uygulamalarını sağlamak için hangi aktiviteler sağlandı? Bu dersin hedefleri göz önüne alındığında, etkinlikler uygun mu?

    • Bu kurstaki içerik, ilgili kurslardaki içeriğe nasıl bağlanır (bu kurstan önce ve sonra)? Aşağıdakilerin yapılması zorunlu mu, öğrencilerin başka bir yerde öğrendiklerini aynen tekrar ediyor mu? Ve bunu nasıl bilebilirsin? (Örneğin; öğretim programları geliştirme süreci var mı?)

    • Bu dersin amaçları veya öğrenme çıktıları göz önüne alındığında, bu hedeflerin başarısından ödün vermeden hangi içerik kaldırılabilir?

Bu etkinlik hakkında geri bildirim yok.

 

License

Icon for the Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License

Dijital Çağda Öğretim 2. Baskı by © 2019 Anthony William (Tony) Bates adına lisanslıdır is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License, except where otherwise noted.

Share This Book