Tema 8: Medya türleri arasındaki pedagojik farklar

8.3 Ses

OEBPS/images/image0098.jpg

Şekil 8.3.1 Görsel: © InnerFidelity, 2012

Bir makinenin gürültüsü veya günlük yaşamın arka planda devam eden uğultusunda olduğu gibi tüm seslerin saf anlamları haricinde bir de çağrışımsal anlamı vardır. Bu çağrışımsal anlam, öğretilen şeyin özüne ilişkin imgelerin veya fikirlerin uyandırılmasında kullanılabilir. Diğer bir deyişle, enformasyonun etkin bir şekilde iletilmesinde sesin son derece gerekli olduğu durumlar vardır.

Durbridge, 1984

8.3.1 Ses: değeri bilinmeyen medya

Sözlü iletişimin uzun bir tarihi olduğunu biliyoruz ve günümüzde de, gerek sınıf içindeki ders anlatımları gerekse radyo programlarıyla sözlü iletişim hayatımızda önemli bir yer teşkil etmeye devam ediyor. Ancak bu kısımda ben, ses kayıtları üzerine odaklanacak ve iyi kullanıldığında kaydedilmiş sesin son derece güçlü bir eğitim aracı olduğunu iddia edeceğim.

Sesin kendine özgü pedagojik özellikleri ile ilgili önemli miktarda araştırma bulunmaktadır. Birleşik Krallık Açık Üniversitesinde kurs ekipleri, özel olarak tasarlanmış basılı materyalleri desteklemek amacıyla medya kaynakları için teklif vermek zorunda kaldı. Medya kaynakları başlangıçta BBC tarafından geliştirildiği için miktarı son derece kısıtlı ve üretimi maliyetliydi; dolayısıyla ders geliştirme ekipleri ve birlikte çalıştıkları BBC prodüktörleri, radyonun ve televizyonun öğrenmeyi desteklemede nasıl kullanılacağını önceden açıkça belirtmek durumundaydı. Hatta, televizyon ve radyonun hangi eğitim işlevlerinin eğitim öğretime katkı sağlayacağını net olarak tanımlamaları isteniyordu. Bir ders açıldıktan ve geliştirildikten sonra, program örnekleri hem bu işlevleri ne derece yerine getirebildikleri hem de öğrencilerin programlara nasıl tepki verdiği açısından değerlendiriliyordu. Sonraki yıllarda, prodüksiyon ses ve video kasetlerine kaydıktan sonra da aynı yaklaşım kullanılmaya devam edilmişti.

İlk olarak kendine özgü rol ve işlevlerin belirlendiği ve sonrasında da programların değerlendirildiği bu süreç, Açık Üniversite’nin hangi rol veya işlevlerin özellikle hangi medya türü için uygun olduğunu belirleyebilmesini sağlamıştı (Bates, 1985). Kendisi de eski bir BBC/Açık Üniversite prodüktörü olan Koumi (2006), bu araştırmayı temel alarak çalışmalarını sürdürmüş ve ses ve video türlerinin kilit işlevlerini listelemeye devam etmişti. Aynı dönemde Santa Barbara’daki Kaliforniya Üniversitesi’nden Richard Mayer de, eğitimde çoklu ortam kullanımına ilişkin kendi araştırmasını yürütmekteydi (Mayer, 2009).

Ses teknolojisinde kasetlerden ses kayıtlarına (podcast) süregelen bir gelişim olmasına rağmen sesin pedagojik özellikleri uzun süre boyunca gözle görülür şekilde sabit kalmış, değişmemiştir.

8.3.2 Sunum özellikleri

Ses kendi başına kullanılabilse de, genel kullanımı diğer medya türleriyle ve özellikle de metin tabanlı medyaya birliktedir. Sesi tek başına aşağıdaki şekillerde kullanabiliriz:

  • konuşulan dil (yabancı diller dâhil) (analiz veya pratik amaçlı olarak);
  • müzik (performans olarak veya analiz amacıyla);
  • aşağıdaki amaçlarla tartışma aracı olarak:
    • derste anlatılan belli noktaları pekiştirmek için;
    • derste anlatılmayan noktaları ortaya koymak için;
    • derste bahsedilen perspektiflere alternatif bir bakış açısı getirmek için;
    • derste verilen materyalleri analiz etmek veya eleştirmek için;
    • derste anlatılan ana fikirleri veya belli başlı konuları özetlemek için;
    • derste geçen argümanları veya bakış açılarını destekleyici veya onlara karşıt yeni kanıtlar sağlamak için;
  • önde gelen araştırmacılar veya uzmanlarla görüşmeler;
  • bir konuya ilişkin farklı görüşleri ortaya koymak için iki veya daha fazla insan arasında geçen tartışmalar;
  • kuş sesleri, çocukların konuşmaları ve tanık ifadeleri gibi birincil ses kaynakları ya da kayıt altına alınmış performanslar (tiyatro, konser, vb.);
  • birincil ses kaynaklarının analizi (ses kaynağının çalınmasını takiben analizin yapılması şeklinde);
  • ders içinde geçen kavramların ilgisini, uygunluğunu veya uygulamasını vurgulayan ‘haberler’;
  • eğitmenin dersle ilgili bir konudaki kişisel yaklaşımı.

Ses metinle birleştiğinde ise ‘gücü’ daha da artar; çünkü artık öğrencilerin gözlerini ve kulaklarını birlikte kullanmalarını sağlar. Sesin özellikle de aşağıdaki durumlarda faydalı olduğu görülmüştür:

  • matematik denklemleri, tablo reprodüksiyonları, grafikler, istatistik tabloları ve hatta taş örnekleri gibi metin aracılığıyla sunulan materyalleri açıklayan veya materyallerin seslendirildiği durumlarda.

Bu teknik, Salman Khan tarafından daha da geliştirilmiştir. Khan, matematiksel sembollerin, formüllerin ve soru çözümlerinin görsel olarak açıklanmasında video ve sesi birlikte kullanmıştır.

8.3.3 Beceri gelişimi

Öğrencinin kaydedilen sesi durdurup tekrar başlatabilme kabiliyeti nedeniyle özellikle aşağıdaki hususlarda faydalı olduğu görülmüştür:

  • telaffuz, müzik yapısının çözümlenmesi, matematiksel hesaplama gibi belirli işitsel becerilere veya tekniklere hâkim olmaları için öğrencilere tekrar ve pratik olanağı sağlaması;
  • öğrencilerin, çocukların dil kullanımı veya göç ve göçmenlere karşı tutum gibi konuların araştırılmasında kişilerle yapılan görüşmelerin ses kayıtları gibi birincil ses kaynaklarının çözümlenmesi;
  • öğrenci tutumlarını şu şekilde değiştirmek:
    • materyali yeni veya aşina olunmayan bir perspektif içinde sunarak;
    • materyali dramatize bir biçimde sunarak, öğrencilerin farklı bir bakış açısına sahip biriyle özdeşleşmelerini sağlayarak.

8.3.4 Sesin bir öğretim ortamı olarak güçlü ve zayıf yönleri

İlk olarak sesin sağladığı avantajlara bakalım:

  • bir ses dosyası hazırlamak, bir video veya benzetim hazırlamaktan çok daha kolaydır;
  • ses, video veya benzetimden daha az bir bant genişliği gerektirir; bu nedenle de dosyayı indirmek çok daha kolaydır ve çok düşük bant genişliklerinde bile rahatlıkla kullanılabilir;
  • metin, matematiksel semboller ve grafikler gibi diğer medya türleriyle bir arada kullanılabilir, birden fazla duyunun kullanılmasına izin verir ve ‘bütünleştirme’yi sağlar;
  • bazı öğrenciler, okuyarak değil dinleyerek öğrenmeyi tercih ederler;
  • metinle birleştirildiğinde ses, okuryazarlık becerilerini geliştirilmesine yardım edebilir veya okuryazarlık düzeyi düşük olan öğrencileri destekleyebilir;
  • ses, metinden farklı bir bakış açısı sunup çeşitlilik arz eder; öğrenme sürecinde öğrencinin tazelendiği ve ilgisinin yukarıda tutulduğu bir ‘teneffüs’ gibidir;
  • Açık Üniversite’de yürüttüğü araştırmasında, Nicola Durbridge, video ve metin bazlı materyallerle karşılaştırıldığında ses kullanımının uzaktan öğretim öğrencilerinin eğitmenle daha kişisel bir ‘yakınlık’ hissetmesini sağladığını bulmuştur.

Özellikle de sağladığı esneklik ve öğrenci kontrolü açısından, öğrencilerin canlı ders anlatımından çok metin tabanlı materyallerle desteklenen ses kayıtlarından (slaytların kullanıldığı bir web sitesi gibi) daha iyi öğreneceği söylenebilir.

Sesin birtakım dezavantajları da vardır:

  • ses-temelli öğrenme, işitme engelli kişiler için oldukça zordur;
  • ses dosyaları oluşturmak, eğitmen için ilave iş yükü anlamına gelir;
  • ses genellikle metin veya grafik gibi diğer medya türleriyle birlikte kullanılır; dolayısıyla öğretimin tasarım sürecinin karmaşıklaşmasına neden olur;
  • ses kaydı, asgari düzeyde de olsa teknik yeterlilik gerektirir;
  • yazım dili, konuşma dilinden daha kusursuzdur.

Khan Academy’de olduğu gibi… Bununla birlikte bazı durumlarda (örneğin, öğrencilerin belirli metinlerden çalışması gerektiği) ses kayıtları video kayıtlarından daha faydalı olabiliyor.

O zaman, haydi bir ses kaydı dinleyelim!

Kaynakça

Bates, A. (1984) Broadcasting in Education: An Evaluation London: Constables

Bates, A. (2005) Technology, e-Learning and Distance Education London/New York: Routledge

Durbridge, N. (1984) Audio-cassettes, in Bates, A. (ed.) The Role of Technology in Distance Education London/New York: Croom Hill/St Martin’s Press

EDUCAUSE Learning Initiative (2005) Seven things you should know about… podcasting Boulder CO: EDUCAUSE, June

Koumi, J. (2006). Designing video and multimedia for open and flexible learning. London: Routledge.

Mayer, R. E. (2009). Multimedia learning (2nd ed). New York: Cambridge University Press.

Postlethwaite, S. N. (1969) The Audio-Tutorial Approach to Learning Minneapolis: Burgess Publishing Company

Salmon, G. and Edirisingha, P. (2008) Podcasting for Learning in Universities Milton Keynes: Open University Press

Etkinlik 8.3 Sesin kendine özgü pedagojik özelliklerinin belirlenmesi

1. Vermekte olduğunuz derslerden birini seçin. Sesin hangi sunum özellikleri bu dersiniz için önemli olabilir?

2. Bölüm 1.2’de bahsi geçen becerilere bakın. Bu becerilerden hangisi veya hangileri, diğer medya türlerinden ziyade ses kullanılarak geliştirilebilir? Ses-temelli öğretimi bu amaçla nasıl kullanırdınız?

3. Hangi koşullar altında öğrencilerin ses kaydı yapmalarını isteyerek değerlendirilmeleri daha uygun olur? Bu, değerlendirme koşulları altında nasıl yapılabilir?

4. Farklı medya türlerini gereğinden fazla veya birbirinin yerine kullanımının ne ölçüde iyi bir şey olduğunu düşünüyorsunuz? Aynı konuyu farklı medya türleriyle anlatmanın ne tür dezavantajları olabilir?

5. Sesin kendine özgü başka ne tür pedagojik özellikleri olabilir?

Etkinlik hakkındaki geri bildirim için aşağıdaki podcaste tıklayın:

Ses ögesi, kitabın bu sürümünden çıkarıldı. Buradan çevrim içi olarak dinleyebilirsiniz: https://pressbooks.bccampus.ca/teachinginadigitalagev2/?p=203

License

Icon for the Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License

Dijital Çağda Öğretim 2. Baskı by © 2019 Anthony William (Tony) Bates adına lisanslıdır is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License, except where otherwise noted.

Share This Book