Tema 2: Bilginin doğası ve öğretime yansımaları

Senaryo B: Bir akşam sohbeti

OEBPS/images/image0015.png

Şekil 2.B NBC’lerin Ofisi’nden Akşam Yemeği Partisi

Karakterler.

  • Peter ve Ruth (evsahipleri)
  • Stephen (makine mühendisi, Peter’in erkek kardeşi)
  • Caroline (yazar, Ruth’un arkadaşı)

Peter, Stephen’a. Galiba Caroline geldi. Daha önce Caroline ile tanışmadığını biliyorum ama ne olur bu defa biraz daha sosyal ol ve nazik davran… Geçen sefer ağzından bir kelime çıkmamıştı.

Stephen. Çünkü kimse ilgimi çeken bir şey konuşmamıştı. Yalnızca sanattan ve kitaplardan bahsetmiştiniz. Bu konuların ilgimi çekmediğini biliyorsun. Peter.

Peter: En azından dene lütfen. Ah, işte geldi. Caroline, seni tekrar görmek ne güzel. Lütfen içeri gel. Bu Stephen, benim kardeşim. Sana bahsetmiştim galiba ama tanışığınızı zannetmiyorum. Stephen, üniversitede makine mühendisliği bölümünde öğretim üyesi. Ben sana içecek bir şey getireyim mi?

Caroline. Merhaba, Stephen. Haklısın, daha önce tanışmadık. Tanıştığımıza memnun oldum. Peter, bir kadeh beyaz şarap alabilirim.

Peter. Siz tanışırken, ben de içecekleri getireyim. Hem de Ruth’un mutfakta yardıma ihtiyacı var mı bakayım.

Stephen. Peter yazar olduğunu söyledi. Hangi konularda yazıyorsun?

Caroline (gülerek). Doğrudan konuya girmeyi seviyorsun, değil mi? Ama sorunu tam olarak cevaplamam biraz güç. O anda hangi konuya ilgi duyuyorsam, o konuyla ilgili olarak yazıyorum.

Stephen. Peki, şu anda hangi konuya ilgi duyuyorsun?

Caroline. Sevdiği birini, çok sevdiği başka birinin hatası yüzünden kaybeden bir kişinin bu duruma nasıl tepki vereceği konusunda düşünüyorum. Geçen gün okuduğum bir haber beni bu konuda düşünmeye itti. Garajdan arabasını çıkarırken yanlışlıkla iki yaşındaki kızını öldüren bir babanın hikâyesi… Adamın garajdan arabayla çıkacak olduğunu bilmeyen anne, kızını oynaması için bahçeye çıkarıyor ve …

Stephen. Of, gerçekten çok kötü bir durum. Adam niye arabanın dikiz aynalarına kamera koymamış ki?

Caroline. İşin kötüsü, böyle bir şey herkesin başına gelebilir. İşte ben de bu yüzden günlük hayatta başımıza gelebilecek trajik olaylarla ilgili yazmak istiyorum.

Stephen. Kendin böyle bir şey yaşamadan bunun hakkında nasıl yazabilirsin ki? Yoksa başına geldi mi?

Caroline. Tanrıya şükür ki hayır. Ama sanırım yazar olmakla ve yazma sanatıyla ilgili bir şey bu -kendini başka insanların dünyasına koyup onların duygularını,düşüncelerini ve eylemlerini tahmin edebilmek…

Stephen. Ama bunu yapabilmek için psikoloji okumuş olman veya yas danışmanlığı deneyimine sahip olman gerekmiyor mu?

Caroline. Benzer aile trajedilerini yaşamış kişilerle konuşup, bu olayların ardından nasıl değiştiklerini, nasıl bir insana dönüştüklerini görebilirim. Ama asıl önemli olan benim böyle bir durumda nasıl davranacağımı anlayabilmem ve bunu ilgi duyduğum karakterlere göre değiştirerek yansıtabilmem.

Stephen. Fakat bunun doğru olduğunu, yani insanların gerçekten senin düşündüğün şekilde davranacağını nereden bileceksin ki?

Caroline. Peki böyle bir durumda ‘hakikat’ nedir? Farklı insanlar, farklı şekilde davranacaklardır. Benim de romanımda incelemek istediğim şey bu aslında. Baba başka şekilde tepki verecektir, anne başka şekilde davranacaktır, ikisinin arasındaki ilişki farklı olacaktır, bir de tabii etraflarındaki diğer kişiler var… Şunu merak ediyorum aslında: birlikte gelişip daha iyi birer insan mı olacaklar, yoksa dağılıp birbirlerini yok mu edecekler?

Stephen. Ama yazmaya başlamadan önce sonunda ne olacağını bilmen gerekmiyor mu?

Caroline. Aslında püf noktası burada. Bilmem gerekmiyor. Karakterlerin benim hayal gücüm içinde gelişmelerini, büyümelerini istiyorum ve sonuç kaçınılmaz olarak bu şekilde belirlenecek.

Stephen. Ama hakikati, yani o iki kişinin böyle bir trajik duruma gerçekten nasıl tepki verdiklerini bilmiyorsan, onlara veya onlar gibilere nasıl yardımcı olabilirsin?

Caroline. Ben bir romancıyım, terapist değilim. Böyle korkunç bir durumda kimseye yardım etmeye çalışmıyorum. Bunu yapabilmem için de kendimden başlamam lazım. Ne biliyorum, ne hissediyorum. Sonra da bunları alıp başka bir duruma yansıtıyorum.

Stephen. Fakat bu çok saçma. Yalnızca kendi içine bakıp, belki de gerçekte ne olduğuyla alakası olmayan bir kurgusal durum yaratıp sonra nasıl `insanlık hâli’ni anladım diyebilirsin ki?

Caroline (iç geçirir). Stephen, sen hayal gücü olmayan tipik bir bilim adamısın.

Peter (içeceklerle odaya girer). Evet, nasıl gidiyor bakalım, anlaşabildiniz mi?

Vardıkları noktada, durumun çok iyi olmadığını söyleyebiliriz. Sorun, gerçek ve gerçeğe nasıl ulaşılabileceği ile ilgili farklı dünya görüşlerine sahip olmaları. Bilgiyi neyin oluşturduğu, bilginin nasıl elde edildiği ve bilginin geçerliliğinin nasıl sağlanacağı ile ilgili görüşleri birbirinden çok farklı. Antik Yunan’da, bilginin doğası üzerine düşünmek anlamına gelen bir kelime var: Epistemoloji. Bu kısımda, epistemolojinin nasıl öğrettiğimiz üzerindeki etkisine bakacağız.

License

Icon for the Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License

Dijital Çağda Öğretim 2. Baskı by © 2019 Anthony William (Tony) Bates adına lisanslıdır is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License, except where otherwise noted.

Share This Book