Tema 13 : Dijital çağda öğretmenleri ve eğitmenleri desteklemek

Temanın Amacı

Bu bölümü tamamladığınızda şunları yapabiliyor olmanız gerekir:

  • öğretimde mesleki gelişimin ve eğitimin önemini kavrayacak ve kendi ihtiyaçlarınızı belirleyebilecek;
  • öğrenme teknolojileri destek sistemlerinin rolünü ve önemini kavrayacak;
  • kalabalık sınıflarda eğitim verirken takım yaklaşımıyla tasarım yapabilecek;
  • dijital çağda öğrenme ve öğretmeyi desteklemek için kurumsal bir stratejinin olması gerektiğini anlayacak;
  • kaliteli öğretimin uygun şekilde desteklenmesini temin etmek amacıyla örgütünüz içinde yapılması gereken değişiklikleri sıralayabileceksiniz.

Bu temanın kapsamı

13.1 Bir süper kahraman mısınız?

13.2 Dijital çağın öğretmen ve eğitmenlerinin mesleki gelişimi ve eğitimi

13.3 Öğrenme teknolojileri desteği

13.4 Çalışma koşulları

13.5 Ekip hâlinde öğretmek

13.6 Dijital çağda öğretim için kurumsal bir strateji

13.7 Geleceği inşa etmek

Senaryo I: Gripi durdurmak

 

Bu bölümde, ayrıca, aşağıdaki etkinlikler yer almaktadır

Etkinlik 13.1 Bu bölüm için etkinlik bulunmamaktadır

Etkinlik 13.2 Mesleki gelişim ihtiyaçlarınızı belirleyin

Etkinlik 13.3 Öğrenme Teknolojileri Desteği

Etkinlik 13.4 Çalışma Koşulları

Etkinlik 13.5 Bir ekip yaklaşımı tasarlayın

Etkinlik 13.6 Öğrenme ve öğretmeyi destekleyici bir kurumsal strateji geliştirme

Etkinlik 13.7 Kendinize bir gelecek senaryosu yazın

Önemli Noktalar (genel olarak kitaptan)

1. İşverenlerden, iş dünyasından, öğrenenlerin bizzat kendilerinden ve önemli sayıda eğitimciden, öğrenenlerin dijital dünyada ihtiyaç duyacağı türde bilgi ve becerileri geliştirmeleri yönünde artan bir baskı vardır.

2. Bütün ‘içeriğe’ internet üzerinden kolaylıkla ve ücretsiz olarak erişilebilen dijital çağda ihtiyaç duyulan bilgi ve beceriler, mezunların aşağıdaki konularda uzmanlık sahibi olmasını zorunlu kılıyor:

  • bilgi yönetimi (bilgiyi bulma, değerlendirme ve uygun biçimde uygulama yetisi);
  • BT bilgi ve becerileri;
  • kişiler arası iletişim becerileri (sosyal medyanın uygun kullanımı dâhil);
  • bağımsız ve yaşam boyu öğrenme becerileri;
  • entelektüel beceriler:
    • bilgiyi yapılandırma;
    • sorgulama;
    • eleştirel çözümleme;
    • problem çözme;
    • yaratıcılık;
  • iş birliğine dayalı öğrenme ve ekip çalışması;
  • çoklu görevler ve esneklik.

Tüm bu beceriler, bütün konu alanları ve disiplinler ile ilişkilidir ve bu konu alanıyla bütünleştirilmeleri gerekir. Bu becerilere sahip olan öğrenciler değişken, bilinmez, karmaşık ve belirsiz bir dünyaya daha iyi hazırlanmış olacaklardır.

3. Bu değerlendirmeyle bazı faktörlerin öğrenciye göre değiştiğini (örneğin herkesle iletişim kuran girişken bir öğrenci gibi) bazılarının da derse özel (öğrenme amaçlarıyla veya içeriği öğrencilere nasıl verdiğimle alakalı) olduğunu görüyorum. Bu nitel yaklaşım, gelecekte ya içerikte ya da öğrencilerle etkileşim yöntemimde değişiklik yapmam gerektiğini gösteriyor. Bunun anlamı, bilgi aktarımından öğrencinin daha fazla ve daha aktif katılım sağladığı, öğrenci merkezli bir öğretime geçilmesi ve yalnızca içeriğin öğrenilip öğrenilmediğini değil becerilerin edinilip edinilmediğini de ölçen yeni değerlendirme yöntemlerinin kullanılması gerektiğidir.

4. Tam zamanlı yüz yüze öğrenen öğrencilerden ortaöğretim sonrası eğitim seviyesi yüksek olan örgün okul sisteminden kaçmış ve ikinci bir şansa ihtiyaç duyan yaşam boyu öğrencilere kadar öğrenci çeşitliliğinin artması nedeniyle ve herhangi bir zamanda ve herhangi bir yerde öğrenim sunan yeni bilgi teknolojilerinin kapasitesi nedeniyle kampüs tabanlı öğretim, karma veya harmanlanmış öğrenme ve hem örgün hem de örgün olmayan ortamlarda verilen tamamen çevrim içi kurslar ve programlar gibi çok geniş yelpazede aktarım türlerine ihtiyaç vardır.

5. Karma, harmanlanmış ve çevrim içi öğrenmeye geçiş ve öğrenme teknolojilerinin daha fazla kullanımı öğretmenler ve eğitmenler için daha fazla seçenek sunar. Bu teknolojileri iyi kullanabilmek için öğretmenlerin ve öğretim elemanlarının yalnızca farklı teknoloji türlerinin güçlü ve zayıf yönlerini bilmeleri yetmez. Aynı zamanda, öğrencilerin de en iyi nasıl öğrendikleri konusunda bilgi sahibi olmaları gerekir. Bunu yapabilmek için de:

  • öğretme ve öğrenmeye dair yapılan araştırmaları;
  • farklı bilgi kavramlarına ilişkin (epistemoloji) farklı öğrenme kuramlarını;
  • farklı öğretim yöntemlerini ve bu yöntemlerin güçlü ve zayıf yönlerini bilmeleri gerekir.

Bu temel olmadan, öğretmenlerin ve öğretim elemanlarının alışkın oldukları tek model olan (ancak dijital çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerin geliştirilmesi açısından oldukça sınırlı olarak nitelendirilebilecek) ders anlatım ve tartışma modelinden uzaklaşmaları oldukça güçtür.

6. Seçtiğim öğrencilerden biri katılmak istemezse, aynı kategoriden bir başkasını buluyorum. Çoğu Batı ülkesinde, bir üniversitede öğretim elemanlığı yapmak için `pedagojik formasyon’ veya eğitim alma niteliği aranmamaktadır. Bununla beraber, bir öğretim üyesi zamanının en az yüzde 40’ını sınıfta geçirmektedir. Sözleşmeli öğretim elemanları veya okutmanlarda ise bu oran çok daha yüksektir. İlk ve ortaöğretimde görev yapan öğretmenler ve okutmanlar için de daha az düzeyde olsa bile aynı güçlükten söz etmek mümkündür, konu alanın bilgi ve deneyim sahibi olan profesyonellerin, dijital çağda öğretim yapmak için gereken bilgi ve becerilere sahip olmaları nasıl sağlanabilir?

7. Dersi üçüncü veya dördüncü verişimden sonra, dersi iyileştirme ve yenileme yollarını aramaya başlıyorum. İhtiyaçları var:

  • Her düzeydeki öğretim personelinin, dijital çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerin geliştirilmesi için ihtiyaç duyulan yeni teknolojiler ve öğretim yöntemleri konusunda yeterli eğitim almasını sağlamak;
  • öğretmenler ve öğretim elemanları için gereken teknoloji desteğini sağlamak;
  • istihdam koşullarının ve sınıf büyüklüklerinin, dijital çağın gerektirdiği bilgi ve becerileri geliştirecek şekilde öğretim yapılmasına olanak sağlamasını temin etmek;
  • dijital çağda ihtiyaç duyulan öğretim biçimini destekleyecek pratik ve tutarlı bir kurumsal strateji geliştirmek ve uygulamak.

8. Hükûmetler, kurumlar ve öğrenciler öğretme ve öğrenmede başarıyı sağlamak için kendileri çaba sarf etseler de, son tahlilde sorumluluk ve bir noktaya kadar güç öğretmenlerin ve öğretim elemanlarının elindedir.

9. Dünyanın gelecekte ihtiyaç duyacağı mezunların eğitiminde yeni öğretim yöntemlerini keşfedenler yine öğretmenler ve onların hayal güçleri olacaktır.

License

Icon for the Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License

Dijital Çağda Öğretim 2. Baskı by © 2019 Anthony William (Tony) Bates adına lisanslıdır is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License, except where otherwise noted.

Share This Book